şeker



Şekerli ve yağlı yiyecekler bizim için neden bu derece çekicidir? Aslında bu sorun geçen yüzyıllar boyunca insanların yiyeceklere ulaşabilme imkanlarının çarpıcı bir şekilde değişikliğe uğramasıyla ilgili. Atalarımızın çoğu uyanık oldukları zamanın büyük bir kısmını yiyecek bir şeyler bulmaya çalışarak geçirmişlerdir. Önceleri bitki kökleriyle, çilek, kiraz gibi meyvelerle beslenmişler, bunun dışında zaman zaman avlamayı becerebildikleri hayvanlarla da kendilerine protein ziyafetleri çekmişlerdir. Yağlı ve şekerli yiyecekler için yanıp tutuşmamızın sebebi bu besinlerin enerji veren ve vücut ısımızı artıran yiyecekler oluşu.

Eskiden bu tür yiyeceklerle karşılaşmak oldukça zormuş. Bu yüzden atalarımız bu besinleri yemek için daha güçlü bir arzuyla yanıp tutuştukça, onları bulmak için harcadıkları efor da giderek artmış. Araştırmalarında başarılı olan atalarımız hayatta kalıp şekerli ve yağlı yiyecekler için hissettiğimiz bu yanıp tutuşma duygusunu bize kadar taşımayı becermişlerdir. Fakat atalarımız şekere olan düşkünlüklerini bizim tükettiğimiz şekerlerden çok daha sağlıklı olan meyvelerle gideriyordu. Avlayabildikleri zamanlarda balık veya vahşi hayvanlardan oluşan öğünleriyle kendilerine ziyafet çekiyorlardı. Fakat onların yediği etlerdeki yağ oranının bizim evcilleştirilmiş ineklerimizinkinden daha düşük olduğu gerçeğini görmezden gelemeyiz. (Yaban eti yüzde 4 yağ içerirken bu oran evcilleştirilmiş hayvanlarda yüzde 25-30’a kadar çıkabilir.)

Üstelik modern evcil hayvanlarımız sağlığımız açısından zararlı doymuş yağı fazlasıyla içerirken, yaban etinin daha sağlıklı olduğu kabul edilen doymamış yağ oranı bizim yediğimiz ettekinden beş kat daha yüksektir. Bu tür hayvanların evcilleştirilmesi süt, kaymak ve peynir gibi günlük tüketilen ve fazla tüketilirse yüksek miktarda doymuş yağ almamıza sebep olan mandıra ürünlerine de ulaşmamızı daha kolay hale getirdi. Rafine edilip bin türlü işlemden geçirilen besinler daha ucuzdur ve bozulmadan uzun süre durabilir. Üstelik suni tatlandırıcı, yağ ve şeker ilaveleriyle karşı konulması imkansız lezzetler haline gelirler.