okul sonrası beslenme


Ergenlik çağının en önemli özellikleri, hızlı büyüme, fizyolojik, ruhsal ve sosyal yönden gelişme ve değişmedir. Bu gelişme ve değişmeler, gencin düşüncelerini, çalışma durumunu, davranış ve alışkanlıklarını direkt olarak etkilemektedir. Bu dönemin özellikleri, gencin beslenme düzenine ve alışkanlıklarına da yansır.

Ergenlik çağındaki gençlerin yeterli ve dengeli beslenmeleri büyüme ve gelişme hızlandığı için daha da önemlidir. Genellikle kız çocuklarında 11 yaş, erkeklerde 13 yaş civarında büyüme hızlanmaya başlar. Boy uzunlukları ve vücut ağırlıklarında önemli artışlar olur. Büyüme hızlı olduğu ve fiziksel aktivite arttığı için, ergenlik çağında toplam enerji ve besin öğeleri ihtiyacı, yaşamın hiçbir döneminde görülmeyecek derecede yüksektir.

Fast food diye tabir edilen ayaküstü beslenme veya abur – cubur yeme alışkanlığı çocuk ve gençler arasında yaygın olarak görülmektedir. Aslında bu tip beslenme günümüzde insanın hızlı yaşam temposu nedeniyle oluşmuştur. Bu tür beslenme ile enerjinin % 40 – 50’si yağlardan gelmektedir. Bu yağın çoğunluğu doymuş (yani kötü) yağlardan oluşmaktadır.

Diyetteki doymuş yağ miktarı ve kan kolesterol düzeyi ile kalp – damar hastalıkları arasında ilişki olduğu bilinmektedir. Bu hastalıklar yetişkinlerde görülmesine karşın temelleri çocukluk çağında atılmaktadır.

Genellikle ayaküstü beslenmede A ve C vitaminleri, kalsiyum, posa (lif) tüketimi yetersizdir, yağ ve tuz tüketimi ise yüksektir. Bu yaş grubunun diğer bir yanlış alışkanlığı da öğün atlamadır.