İlk olarak 1907 yılında Çocuklar evi ile uygulanmaya başlayan, maria Montessori tarafından geliştirilen Montessori Metodu çocuğun bağımsızlık kazanarak özgürlüğe yol almasını sağlayan, çocuğun kendi kendine çalışabileceği, öğretmen müdahalesini azaltan eğitim materyalleri ve tüm günlük etkinliklerini olabildiğince az yardım alarak yapabilmesine olanak sağlayan bir öğrenme çevresi sunan bir metoddur.

Alternatif Eğitim üzerine çalışmaları bulunan, Alternatif Okullar web sitesi kurucusu, Montessori Eğitmeni Dr. Eylem Korkmaz Montessori Metodu’na göre ev ve çevre tasarımının nasıl olması gerektiği hakkında bilgiler verdi.

  • Çocuğun yatağı, uyandığında yetişkin yardımı olmadan bağımsızca hareket edebileceği bir yatak olmalıdır.
  • Çocuk odasındaki raflar alçak olmalıdır. Eğer raflar alçak değilse çocuğun eşyaları olabilecek en alt raflara konmalıdır. Bu olanak da yoksa çocuğun üst raflara ulaşabilmesi için zemine teması sağlam olan bir tabure konulmalıdır.
  • Raflara konulan oyuncakların / materyallerin / nesnelerin sayısı sınırlı olmalıdır.
  • Çocuğun oyuncakları görebilmesi önemli olduğundan oyuncaklar kutuya / sepete konmamalıdır.
  • Çocuğun taşıyabileceği boyutta birkaç kitap olmalıdır.
  • Duvarlara asılan nesneler çocuğun göz hizasında olmalıdır.
  • Çocuğun odası/kullandığı alan olabildiğince düzenli ve sade olmalıdır.
  • Çocuğun dolabındaki kıyafetlerin sayısı sınırlı olmalıdır. Böylece çocuk ne giyebileceğini seçebilir.
  • Giysi dolabına çocuğun giymesine izin verilmeyecek kıyafetler konmamalıdır.
    Yürümeye başlayan çocuğun elektrik düğmelerine ulaşması, kapıları açabilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Çocuğun alt bezi sürekli aynı yerde değiştirilmelidir.
  • Bağımsız hareket etmeye başlayan çocuk için lavabonun, çeşmenin, tuvaletin ulaşılabilir olması için ek önlemler alınmalıdır. Eğer tabure ile dahi lavaboya ulaşması mümkün değilse, bir leğen ve su ile kendi temizliğini başka bir alanda yapması sağlanmalıdır.
  • Çocuğun gerçek nesneleri keşfetmesi oyuncaklarla engellenmemelidir. Örneğin gerçek bir tabak, fincan, kaşık yerine oyuncaklarını kullanmasına gerek yoktur.
  • Çocuğun masada ya da yerde çalışması için alanlar yaratılmalıdır. Sınırlı alanda çalışma alışkanlığı kazanması için çalışma matları/kilimleri kullanılabilir.
  • Mümkünse, çocuğun bakımını üstlendiği canlılar bulunmalıdır. Ancak bu canlılar seçilirken onların özgürlüğünün de insanların özgürlüğü gibi önemli olduğu ve hiçbir canlının özgürlüğünü engellemeye hakkımız olmadığı dikkate alınmalıdır.
  • 6 yaşına kadar çocuğun çevresindeki eşyaların yeri olabildiğince sabit tutulmalıdır. Çocuğun çevresini keşfettiği bu dönemde, eşyaların yerinin sürekli değişmesi keşif sürecini zorlaştıracaktır.
  • Plastik oyuncaklardan kaçınılmalı, duyulara hitap eden ahşap oyuncaklar tercih edilmelidir.
  • Çocuğun kazanması istenilen dil, onunla konuşurken de doğru bir gramatik yapı ile kullanılmalıdır.
  • Yemek saatlerine çocuk, aile ile birlikte katılmalıdır. Yemeğin servisi yetişkine nasıl yapılıyorsa çocuğa da aynı özenle yapılmalıdır.
  • Küçük çocuğun ulaşabileceği bir dolapta, çocuk ve arkadaşlarının kullanabileceği tabak, kaşık vs. bulunmalıdır.
  • Çocuğa vermek istenilen yemek miktarı sınırlıysa, o miktarı alacak boyutta kaplar kullanılmalıdır.
  • Çocuklar yemek ve tuvalet saatleri konusunda zorlanmamalıdır.
  • Evde ve ev dışında çocuğun hızına uygun hareket edilmelidir. Bu nedenle hareket bağımsızlığı olan çocuklar için çocuk arabası gibi araçların olabildiğince az kullanılması önerilmektedir.
  • Hareket bağımsızlığı olmayan çocuklar için çocuk arabasında ya da ana kucağında yatarken çevreyi algılamasına izin vermek önemlidir. Bu ise çocuk arabasının çok hızlı itilmemesi yoluyla çevreyi görmesine izin verilmesi ile mümkün olabilir. Ana kucağında ise, ana kucağının eğiminin ve konumunun ayarlanarak, çevresini keşfetmesine olanak sağlayarak gerçekleştirilebilir.
  • Evde çocuğa zarar verileceği düşünülen nesnelerin ortadan kaldırılması ya da çocuğa zarar vermeyecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.