Afetler çocukları nasıl etkiler afetlerin çocuğa etkileri afetlerin bebeğe etkileri bebeklerde stres


Yoksulluk, savaşlar, göç gibi önemli çevresel stres faktörlerine benzer şekilde afetler de küçük yaştaki çocukları oldukça olumsuz etkileyebilir. Henüz gelişimini tamamlamamış, kritik dönemleri atlatmamış, deneyim dağarcığı ve biyolojik donanımı yetersiz olan bebekler bu gelişim sürecinde doğal afetler gibi ağır çevresel zorlayıcılarla karşılaştığında erişkinler kadar dayanıklı olmayabilir. Ayrıca, yaşanan sıkıntı ve sorunların etkileri uzun yıllar, hatta ömür boyu sürebilir.

Örneğin, deprem gibi çok travmatik bir olay sonrası bebekler ve çocuklar kendilerine özgü birtakım psikolojik, psikiyatrik belirtiler gösterebilirler. Özellikle büyük ve kayıpların yaşandığı bir depremin ardından travma sonrası stres bozukluğu yaşanma olasılığı çok yüksektir. Böyle bir durumun çocukta gelişip gelişmediği değerlendirilirken birtakım belirtilerin varlığı sorgulanmalıdır. Bebek alışılmadık şekilde içe kapanık, sessiz olabilir. Göz temasından kaçınır, toplumsal uzaklaşma görülebilir. Bazen çocuk aşırı hareketli, hiçbir şeye odaklanamaz, sakin bir şekilde oturamaz durumda olabilir.

Sinirli, gergin, heyecanlı olabilir, çabucak kızgınlık gösterebilir, başkalarının kendisi hakkındaki düşüncelerine karşı olağanüstü tetikte ve duyarlı olabilir, çabucak ağlayabilir. Bazen çocuklarda dikkat çekme isteği artabilir. Başkalarının sözünü keser, sürekli konuşur. Yine bazı durumlarda çocuklar donuk, durgun, tepkisiz olabilir. Hiçbir şeyle ilgilenmeyebilir, sesi çok kısık çıkabilir, oyunlara katılmayabilir. Bu belirtiler bir depresyon varlığını işaret edebilir.