Bebeğin ilk sözcükleri bebeğin ilk kelimeleri bebeklerde dil gelişimi bebeklerde konuşma


Bebeğiniz 50 sözcük söyleyebildiğinde ya da isteseniz çok daha erken bir aşamada bunların ne tür sözcükler olduğuna bakın. Psikologların ‘ekspresif’ (dışavurumcu) dediği bazı bebekler başlangıçta daha çok içinde bulundukları sosyal durumla ilgili sözcükleri öğrenir: ‘merhaba’, ‘hayhay’, ‘lütfen’, ‘iyi’. ‘Referansiyel’ (göndergesel) olarak sınıflandırdığımız bebeklerse nesnelerle ilgili sözcüklere odaklanır: ‘kedi’, ‘top’, ‘peynir’.

Bebekler bu alanda da çok büyük bir değişkenlik gösterir. Bazılarının ilk konuştuğu 50 sözcük arasında nesne adları iki kat daha fazladır. Neden? Bu farklılıklar size bebeğinizin kişiliği hakkında bir ipucu verir. Biraı; da sizin kişiliğinizi yansıtabilir. Bebeğinizle konuşurken sosyal sözcükleri mi yoksa göndergesel sözcükleri mi daha çok vurguluyorsunuz?

İlk doğan çocukların birçok göndergesel sözcük kullanma olasılığı daha fazladır, buna karşılık ikinci doğan bebekler, belki de genellikle daha meşgul ve sosyal bir düzenin parçası olduklarından, sosyal sözcükleri daha çok kullanırlar. Birinci bebeklerde genellikle sözcük dağarcığı biraz daha geniştir, buna karşılık ikinci bebeklerde sosyal beceriler daha erken gelişir. Dili anlamak bebeğin ilk yaşlarında öğrendiği en önemli ve hayranlık veren becerilerden biridir. Öğrendikleri diğer her şeyi bu tek büyük, yaşamsal değer taşıyan, çok gelişmiş yeteneğin gerçekleşmesine doğru atılan adımlar olarak düşünebiliriz.

Gerçekte dil becerisi bebeğinizin daha temel gibi görünen diğer becerilerini geliştirmesine yardımcı olur. Bebeğinize konuşmayı öğretme şekliniz, onun dille ilgili olmayan diğer becerilerini de oldukça çarpıcı biçimde etkileyebilir. Söz gelimi Kore dilinde birçok cümlede isim yoktur. İngilizcede ise böyle bir cümle bulmak çok olağandışıdır. Koreli bir anne bebeğinin oyuncaklarını toplarken ona şuna karşılık gelen bir şey söyleyebilir: ‘İçine giriyor!’ Oysa İngilizce konuşan bir anne daha çok şuna benzer bir şeyler der: ‘TOPU. KUTUNUN içine koyuyoruz!’