beyin gelişimi



Başlangıçta bebeğinizin beyni şimdiki zamana ve bulunduğu ortama, yani an an duyuları aracılığıyla neler tecrübe ettiğine odaklanır. Ama zamanla farklı nesneler, insanlar ve olaylar için nöronlar arasındaki bağın artışı gitgide belli başlı ortak özelliklerin oluşmasına öncülük eder ve bunun sonucunda soyut ve daha genel fikirlerin nihai gelişimi sağlanır. Beyin bağlantılar kurmaya devam ettikçe yavaş yavaş uzmanlaşır ve bebeğinizi saran çevre ne gerektiriyorsa o konuda ustalaşmaya devam eder. Eğer çok fazla spor yapıyorsa bebeğinizin ileride atletik olma olasılığı yüksek olur. Eğer bir çocuk sürekli melodiler dinlenen, enstrümanlar çalınan, geçmişi müzikle dolu bir aileden geliyorsa müzikal becerileri daha çok gelişir. Biliyoruz ki müzik yeteneği beynin özel herhangi bir bölgesinde bulunan bir şey değil.

Ama erken dönemde edinilen tecrübeler bebeklerin beyninin müzik motiflerini fark etme konusunda yetenekli hale gelmesini sağlayabilir. Bir müzik aleti çalmayı öğrenmek on yaşindan sonra zorlaşır. Mesela mutlak kulak (duyulan bir notayı bir referans almadan, başka bir notayla karşılaştırmadan tanıyabilme yeteneği) genellikle müziğe yedi yaşından önce başlamış insanlarda bulunur. Çocukların beyinleri gelişmek için çok uzun bir zamana ihtiyaç duyar. Mesela beynin otokontrolün sağlanmasından sorumlu kısımları ergenliğin son günlerine dek olgunlaşma sürecini bütünüyle tamamlayamaz. Buna benzer olarak çocuk beynini konu alan çalışmaları izleyen araştırmalar dilbilgisi öğrenim sürecinin çocuklar altı yaşına gelene kadar beynin her iki yarımküresinde de sürdüğünü, bu sürecin sadece sol yarımküre gelişimini tamamladıktan sonra sona erdiğini göstermiştir. Ama beyinlerinin sol yarımküresi bu yaştan önce alınan çocukların (sara hastalığının tedavisi için) sağ yarımküresi bu görevi üstlenir ve bu şekilde bile çocuklar dillerini kullanmaya devam ederler.