bebek ve anne çalışırken



Anne olmak bir kadının hayatındaki en büyük değişimlerden biridir. Dünyaya getirdiğiniz canınızdan çıkan o minicik beden tüm hayatınızı bir anda değiştiriverir. Birden egolarınız sıfırlanır. İlk sırada artık hep o minicik beden vardır. Annelik iç güdüsü ile onun hep en iyi şartlarda bulunmasını arzu edersiniz. Onu hayata hazırlamak ilk sizin misyonunuzdur. Çok iyi bilirsiniz ki çocuğunuz yetişkin bir birey olup toplum içine çıktığında sizin eseriniz olacaktır..

Eğitim anne karnında başlar denir ya hep.. Güzel müzikler dinletin,arada sırada karnınızı okşayın,güzel sözler söyleyin gibi.. Ya bebeğiniz doğduktan sonra ? İşte asıl eğitim bu an itibariyle başlayacak. Bebeğinizin uyku düzeni, beslenmesi, sizinle ve çevresiyle olan iletişimi, ilişkileri, psikolojisi. Hemen hemen hepsinin temelini baştan vereceğiniz eğitimle şekillendireceksiniz.

‘ Daha çok küçük,büyüsün de eğitimine öyle başlarız. ‘ diye düşünen ebeveynler ile ‘ Eğitime ne kadar erken başlanırsa o kadar iyidir. Ağaç yaşken eğilir. ” şeklinde düşünen ebeveynlerin çocukları arasındaki farklar bariz bir şekilde ortadadır. Biz Türk anneleri bazan fazla korumacı davranıyor ve çocuklarımızın öz güvenlerinin gelişiminde faydadan çok zarar veriyoruz. Örnek verecek olursam, ‘Aman çocuğum ağlamasın da ne istiyorsa yapalım,aman bağırmasın da istediği olsun..’ tarzındaki yaklaşımlarımız..

 

İyi ebeveyn demek çocuğunun her istediğini yapan ebeveyn demek değildir. Çocuklarımızı bu şekilde hayata hazırlayamayız. Aşırı korumacı, kollayıcı bir tutum içinde yetiştirilen çocuklar ilerde pek fazla mutlu olamazlar. Depresyona girebilme ihtimalleri çok fazladır.. Çünkü gerçek hayat cam bir fanusun arkasından izlenerek yaşanmaz. Anne babanın gösterdiği hayattan çok daha farklı bir hayatın olduğunu keşfeden çocuk kendi kabuğuna çekilir ve asosyal bir kişilik olur. Biz ebeveynler çocuklarımızı elbette korumak mecburiyetindeyiz.. Ancak,ne zaman kollayıp ne zaman geride durmamız gerektiğini bilmemiz gerekir..