10 aylık bebek

10 aylık bebeklerde disiplin, 10 aylık bebeklerde, 10 aylık bebekleri disipline etmek, bebek disiplini, 10 aylık, 10 aylık bebek, bebekleri azarlamak, 10 aylık bebek ne yapar


Bu yazı önceki yazının devamıdır.

Çocuğunuzun,bir diğer kişinin ya da evin herhangi bir yerine zarar gelmeyecek gibiyse “Hayır” sözcüğünü çok sık kullanmayın. Unutmayın ki her ufak şey savaş gerektirmez. Eğer güvenli bir çevre (bakınız sayfa 263) oluşturabilirseniz, o zaman daha az “hayır”a ihtiyaç duyarsınız.Her “hayır”a alternatif olarak bir “evet” üretmelisiniz.Örneğin, “Hayır, babanın kitabıyla oynayamazsın, ama bununla oynayabilirsin.”Çoktan masanızdaki eşyaları boşaltmış bir çocuğa”Annenin masasına dokunamazsın” demek yerine “Bakalım bunları masanın çekmecelerine geri koyabilecek misin?” denebilir. Bu tip mesajlar çocuğa kendini kötü hissettirmeden durumu düzeltmenin iyi bir yoludur.Olay çok vahim değilse ya da hata yaptığınızı düşünüyorsanız, o zaman bebeğe anlık bir zafer verin. Böylece her gün size karşı kaybetmeye devam ettiği yenilgilere alışması kolay olacaktır. Çocukların hata yapmaya da izinleri olmalıdır,böylece bu hatalardan ders alacaklardır.Eğer çocuğunuza hata yapacağı hiçbir şey bırakmazsanız,o zaman her şeyi öğretmek zorunda kalırsınız. Bu da imkansızdır. Evde bazı hatalara izin vermelisiniz (tehlikeli olanlar hariç),böylece bebeğiniz bunlardan ders alacaktır. Hatayı düzeltmek ve ödüllendirmek, cezalandırmaktan çok daha iyidir. Neden cezalandırıldığını anlayamayacak yaştaki bir çocuğu cezalandırmak faydasızdır. Bir bebek etrafa tuz döktüğü için oyun bahçesine hapsedildiğini anlayamaz.Kötü davranışı cezalandırmaktansa, iyi davranışı ödüllendirin. İyi davranışları ödüllendirme,gururlandırma veya pozitif destek işe yarar. Diğer bir olumlu yaklaşım da her hareketin bir sonucu olduğunu öğretmektir. Yapılan bir hatanın suçlusu sonuçları da göze almalıdır. Örneğin dökülen bir süt temizlenmeli veya dökülen kitaplar rafa geri dizilmelidir. Sinir, siniri tetikler. Çocuğunuz çok sevdiğiniz bir şeyi kırarsa kendinize sakinleşmek için zaman tanıyın, gerekiyorsa bir süre için olayına hallini terk edin. Çünkü eğer sinirle bağırırsanız yaptığından pişman olacağına, sinirli bir hal alır. Sakinleştiğinizde ona neyi yanlış yaptığını anlatın. (Bu oyuncak değil, annenin eşyası,sen onu kırdın ve annen üzüldü.” Bunların çoğu aklından uçup gidecek de olsa bu açıklamayı yapmak son derece önemlidir.Çok sinirlendiğinizde şunu hatırlayın, asıl hedefiniz uzun zamanda ona bir şeyleri öğretmektir.Bağırıp, çağırmak ona sadece yanlış hareketleriöğretir.Anlık olarak sinirlerinize hakim olamayabilirsiniz,canınızı fazla sıkmayın. Bir anne olarakzaaflarınız olabilir ve bunları bebeğiniz de bilmelidir.Bu hareketleriniz çok sık olmadıkça, iyianneliğinizi etkilemez. Bu tip olaylar olduğunda,çocuğunuzdan bağırdığınız için özür dileyin.Ona çok sinirlendiğinizi ve onu hala sevdiğinizisöyleyin. Böylece hem olayı düzeltir, hem de insanlarınkimi zaman sevdiklerine de kızabileceklerinive bunun normal olduğunu gösterecektir.Disiplin eğlence konusu olabilir. Mizah hayatıniçindedir, disiplin konusunda da çok etkilibir araçtır. Bunu sizi sinirlendirecek durumlardaözgürce kullanın. Mesela montunu giydirınenizeizin vermiyorsa, protesto bağırışları içindefaydasız bir savaşa girmeyin. Sinirinizden kurtulun,mesela montu köpeğe giydirmeye çalışın.Yapmaya çalıştığınız bu komik hareket onunmont giymeye karşı koymasını unutturur ve hedefinizeulaşmanızı sağlar.Mizah disiplin işine bir değişiklik olarak sokulabilir.Çocuğunuza emir verirken aslan ya daköpek gibi davranın. Onun sevdiği bir karakterikullanın, örneğin büyük bir kuş gibi davranın,yapması gerekenleri anlatırken komik şarkılaruydurup işi eğlenceli hale getirin. (İşte yüz böyleyıkanır, böyle yıkanır, böyle yıkanır … gibi).Onu azarlamak yerine aynada suratınızda ilginçifadeler yapın: “Ağlama, ağlama, ağlama”. Dahazor olan ikinci yıl yaklaşırken, fazla ciddi olmayankonulara biraz mizah katarak işleri dahagüzel hale getirebilirsiniz. Ancak ciddi bir durumdada asla yüz ifadenizi yumuşatınayın, zirabunu yaparsanız vermeye çalıştığınız ders bütünetkisini kaybedebilir. Kazalar, bilinçli olarak yapılan yanlışlaragöre daha farklı müdahale gerektirirler. Herkesinhayatta hata yapmaya hakkı vardır. Duygusal,entelektüel ve fiziksel açıdan tam gelişmemişolan çocukların hata yapmaya çok daha fazlahakları vardır. Çocuğunuz masada ekmek almaya çalışırken sütü devirirse, en ideal yaklaşım,”Hay Allah, süt döküldü, daha dikkatli olmayaçalış canım!” demektir. Fakat süt bilerekdöküldüyse şunu deneyin: “Süt içmek içindir,dökmek için değil. Dökmek hem ortalığı pisletirhem de süt ziyan olur, gördün mü bak başkasüt yok.” Bu etkili olacaktır. Aynca bebeğin elinehavlu verip temizlemeyi gösterebilirsiniz veileride bardağa daha az miktarda sıvı koyabilirsiniz.Ara sıra bebeğinizin sıvılar ile ilgili tecrübelerinin artması için uygun ortamlarda sıvı dökerektecrübe kazanınasını sağlayın. Anne ve baba ailedeki erişkinleri canlandırmalıdır.Eğer çocuğunuzun sorumlu davranmasınıbekliyorsanız, kendiniz de olmalısınız.Mesela onu parka götürmeye söz verdiyseniz,bu sözünüzde durmalısınız. Olgun bir anne neolursa olsun sözünde durmalı. Çocuğunuzun yaptığı hataları kabul etmesini istiyorsanız şöyle davranmalısınız: Örneğin süt döktüğü için onakızdıysanız ve sonradan sütü eşinizin döktüğünüfark ettiyseniz, olgun bir şekilde davranıp çocuğunuzdanözür dilemelisiniz. Ve bir dahakisefere bir olay olduğunda hemen sonuca varmamaya çalışın. Çoğu zaman kendinizi bebeğinizinseviyesine inmiş olarak buluyorsanız, mesela onunöfkesine siz de katılıyorsanız, artık davranışlarınızı gözden geçirmenin zamanı gelıniştir. Çocuklar saygı duymaya değer varlıklardır.Ona bir nesne, “sadece bir bebek” ya da sahipolduğunuz bir şey gibi davranınayın. Diğerherkese davrandığınız gibi saygı gösterin. Onakarşı kibar davranın (lütfen deyin, teşekkür edin,özür dileyin), bir şeyi yasakladığınızda nedeniniaçıklayın (anlamayacağını düşünseniz bile),onu istek ve duygularına anlayış ve sempati ileyaklaşın (izin vermeyecek olsanız bile), onuutandırmaktan kaçının (mesela başkalarınınönünde azarlamaktan kaçının), söylediklerinidinlemeye özen gösterin. Düzgün cümleler kullanmaya4-5 yaşlarında başlanır. Bu zamana kadarbebek isteklerini işaretler ve bazı kelimelerile anlatır. İşte bu dönemde de onu dinlemek çokönemlidir, her ne kadar zor da olsa. Unutmayınki bu bebeğiniz için de zor bir durumdur. Ebeveynler ile çocuk (ya da çocuklar) arasındaadil bir hak dengesi olmalı. Bebek küçükken,tecrübesiz aileler için bu konuda yanlış yapmakkolaydır. Bu yüzden uç noktalara kaçabilirler.Kimi ebeveynler tüın haklarından bebekleriiçin feragat ederler ve ne dışarı çıkarlar, nede kendi arkadaşları ile vakit geçirirler. Bütünhayatlarını bebeklerine göre planlarlar. Kimileride tam tersini yapar, halen çocukları yokmuş gibidavranırlar. Yorgun bir bebeği bir partiden diğerinegötürürler, futbol maçı için bebeğin banyosunuatlarlar, çocuk doktoru randevularını alışverişyüzünden kaçırırlar. Bu gücünüzü kötüyekullanmaktır (ve bir çocukla karşılaştırıldığındabir erişkinin gücü çok fazladır). İki uçtan da kaçınıpdengeyi kurmak önemlidir. Kimse mükemmel değildir, kimsenin demükemmel olması beklenemez. Sakın çocuğunuziçin ulaşılması olanaksız olan standartlar yaratmayın. Çocuklar ileride bir yetişkin gibidavranabilmek için bütün bir çocukluğu yaşamaya ihtiyaç duyarlar. Ve sizin mükemmeli beklemediğinizide bilmeliler. Çocuğunuzun davranışları ile ilgili iddialı yorumlar yapmaktan kaçının. Mesela “Sen dünyadaki en iyi bebeksin”demek yerine, “Bugün çok iyiydin” türü bir sözü tercih edin. Zaten kimse sürekli iyi olamaz,siz bir de bu tip abartılı sözler kullanırsanız, çocukgelecekteki beklentilerinize ulaşamayacağından korkmaya başlar.Kendinizden de mükemmeli beklememelisiniz.Hiç kendini kaybetmeyen, bağırmayan,çocuğunu dövmeyi istemeyen bir ebeveyn yeryüzünde yoktur. Hatta eski televizyon dizilerindeki baba bile en iyisini bilemez. Bazen sinirinizden o anda kurtulmak, onu boşaltmak, içini ze atmaktan çok daha iyidir. İçe atılan sinir çoğunlukla uygunsuz bir zamanda ve yapılan kabahatle orantısız olarak bir anda patlar.Eğer bebeğinizle ilgili çok fazla kendinizi kaybettiğinizi düşünüyorsanız, altta yatan sebebi bulmaya çalışın. Acaba çocukla ilgili tüm temizlikişlerinin size ait olmasından mı kızgınsınız?Acaba gerçekte kendinize ya da başka birine mi kızgınsınız ve bunu çevredeki en savunmasızvarlık olan bebeğinizden mi çıkartıyorsunuz?Acaba bebek için çok fazla mı kural koydunuz?Ya da etrafta bebeğin başını belaya sokabileceği çok fazla şans mı bıraktınız? Eğerböyle ise, duruma bir çare bulmaya çalışın. Çocuklar kendi hayadan üzerinde biraz kontrole sahip olduklarını bilmek isterler. İyi birmental gelişim için herkes gibi bebekler bile bazı seçimleri kendileri yapmak isterler. Elbette bir bebek için kendi yolunu seçmesi her zamanmümkün değildir, fakat mümkün olduğu zamanlarda buna izin verin. Bebeğinize bazen seçme hakkı tanıyın; mesela salıncak mı, kaydırak mı;kraker mi, ekmek mi ya da filli önlük mü, palyaçolu önlük mü gibi.