bebek bakıcılığı



Günümüzde,özellikle çalışan anne sayısının iş hayatında giderek artmasıyla birlikte kadınları en çok sıkıntıya sokan ve aileleri olumsuz yönde etkileyen en önemli konu bu oldu.
Dadı seçimi ya da diğer adıyla bakıcı seçimi ciddi emek,zaman ve bilgi isteyen bir sorun haline geldi ve bu amaçla kurulan bir takım kurumlar ortaya çıktı.Son yirmi otuz yılın belki de en sorunlu taraflarından biri, çalışan annelerin artmasına bağlı olarak bebeklerinden ayrılmak zorunda kalan annelerin de artması ve bu ayrılığa maalesef her zaman güven duygusunun da eşlik etmemesi.Yani anneler bebeklerinden ayrılırken zaten yeterince olumsuz duygu durumları yaşıyorlar ancak bir de güvenilir ve doğru dadıyı bulamama korkusu olayın bir diğer tarafını,insan psikolojisini gündeme taşıyor.
Psikoloji derken de hem annenin,hem bebeğin,hem de bebeğin bırakılacağı dadının psikolojisi olmak üzere konunun üç boyutu olduğunu göz önünde bulundurmakta fayda var.

Çalışmak ve üretmek elbette son derece güzel ve bir kadının hem kendine güveni açısından hem de sosyal hayatın içinde yer almasının getireceği olumlu kazanımlar bakımından teşvik edilmesi gereken bir tutum. Ancak doğumdan kısa süre sonra iş hayatına dönmek zorunda kalması anneleri bir çok sıkıntıyla baş başa bırakabiliyor.
Çocuğunu evde bırakmak zorunda kalan bir kadının aklı evde kalıyor,işe kendini veremiyor,özellikle ilk aylarda iş verimi ciddi olarak düşebiliyor ve evdeki minik bebeğin anneye olan ihtiyacı daha fazla oluyor.