Kolikten en çok zarar görenin anne-baba olduğu şüphe götürmez. Ağlamanın bebeğe zarar vermediği rahatlıkla söylense de anne ve baba üzerinde iz bıraktığı kesindir. Ağlayan bir bebeği dinlemek rahatsız edici ve kaygı uyandıncıdır. Objektif çalışmalar bebek ağladığı sırada çevresindeki herkesin, bir çocuğun bile, tansiyonunun çıktığını, kalp atışlarının hızlandığını ve derideki kan akımında değişiklikler olduğunu gösteriyor.

Bebek prematüre doğmuşsa, rahimde yeterince beslenemediyse veya anne toksemi geçirdiyse (eklampsi/preeklampsi) ağlarken sesi çok tiz olabilir ve tahammül edilemeyebilir. Koliğin devam ettiği iki üç ay süresince akıl ve ruh sağlığınızı korumak için aşağıda önerilenleri deneyin:

Ara verin. Kolik sancısı çeken bebekle haftanın yedi gün uğraşmışsanız eşiniz, sağlığınız ve işiniz gerginliğinizden etkilenecektir. En azından haftada bir gün, daha ideali bebeğinizin ağlama saatleri içinde günde birkaç saat mola verin ve bebekle başkalarının ilgilenmesini sağlayın. Eğer bütçeniz elveriyorsa parayla bir yardımcı tutun, ya da annenizden veya başka akrabalarınızdan, arkadaşlarınızdan yardım alın. (ağlamanın sizin hatanız olduğunu düşünen ve bunu doğrudan veya ima yoluyla size söyleyen akraba ve arkadaşlarınızdan uzak durun.)

Küçük yaygaracınız sayesinde siz ve eşiniz baş başa rahat bir akşam yemeği yiyemiyorsanız arada sırada yemek yemek üzere dışarı çıkın. Bebeğin beslenme saatleri arasına bir yemek sıkıştırmak çok zor değildir ancak eğer emziriyorsanız daha uzun süreli dışarıda kalışınız zor olabilir. Eğer dışarıda yemeğe çıkmak pratik değilse yürüyüşe veya bir arkadaşınızı ziyarete gitmeyi deneyin (tercihen küçük bebeği olmayan bir arkadaşınızı), tenis oynayın ya da masaja gidin.