Türkiye’de son 10 yılda diyabet sıklığı 2 katına çıktı.

Dünya ortalaması yüzde 8.3’ken Türkiye’de bu oran yüzde 14.8’i buldu. Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, “Diyabet tsunami gibi bütün ülkelere yayılıyor. Ama Türkiye’deki artışı daha fazla” dedi.

HALEN dünyada 382 milyon diyabet hastası bulunduğunu, 2035’te bu sayının katlanarak yaklaşık 600 milyona ulaşmasının beklendiğini belirten Prof. Dr. Temel Yılmaz, “Diyabet küresel bir sorun. Nitekim Birleşmiş Milletler (BM) de uyarılarda bulunuyor” dedi. BM, tarihinde 4 kez tüm sağlık otoritelerini dünya sağlığını tehdit eden hastalıklara karşı uyardı.

YENİ KUŞAK ERKEN ÖLECEK

Sıtma, tüberküloz ve AIDS’in arkasından en son uyarısı diyabete yönelikti. Prof. Dr. Yılmaz, “Diyabet bu hastalıklar içinde mikrobik ve bulaşıcı olmayan tek hastalık. Buna rağmen tüm dünyaya yayılmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünya tarihinde ilk kez bir sonraki kuşağın ömrünün, önceki kuşaktan daha kısa olacağı konusunda uyarıyor. Nedeni açık, yeni kuşak hareketsiz bir yaşam sürüyor ve kötü besleniyor” uyarısında bulundu.

TV KARŞISINDA GEÇEN SAATLER

Diyabetteki artışa zemin hazırlayan etkenler 21’inci yüzyılın yeni hayat modelinde gizli. İnsan hayatına önce otomobiller girdi, sonra televizyon, en son da bilgisayar. Bunların hepsi insanı hareketten alıkoydu. Yürümek yerine araba kullanılır olduk. TV karşısında saatlerce oturuyoruz. Karşısında genellikle de abur cubur atıştırmayı seviyoruz. Bilgisayar sadece masamızda değil, avucumuzda. Hareketsizliğe, hızlı tükettiğimiz yüksek kalorili, sağlıksız gıdalar da eklenince, kilo almaya başladık. Haliyle de hem obezite hem de diyabet sıklığı arttı.