Koşan birine sorulan en can sıkıcı soruları derledik toparladık…

Koştuğuna göre istediğin her şeyi yiyebiliyor musun?
Egzersiz yapmayanlar, egzersiz yapanların her istediğini yediğini düşünür. İşin doğrusu pasta, kurabiye, çikolata ve patates kızartmasıyla dolu bir mideyle koşamazsınız.

Bu nedenle, yemek yedikten sonra koşmaya başlamak için epey beklemek lazım. Koşmaya başladığınızda, yemeklerin vücudunuzu nasıl etkilediğini fark etmeye başlarsınız. Bir gün boyunca yağlı yemekler yerseniz bir sonraki gün koşunuz sıkıcı hale gelir, bırakmak istersiniz. Çok fazla tatlı yerseniz, motive olmanız zorlaşır.

Hızlı mı koşuyorsun yavaş mı?
Her gün aynı tempoda koşmak mümkün değil. Her türlü hava koşulunda koşusunu ihmal etmeyenler bile her gün hızlı koşular yapamaz. Koşmayı özgürlük olarak gören ve dünya dertlerinden uzaklaşarak kendini daha iyi hissetmek isteyen koşucular için hızdan çok her gün çıkıp koşmak önem taşır. Bir önceki gün 90 dakika koşan sporcu bugün daha yavaş koşabilir. Vücudun da arada bir mola vermesi gerekir. Koşmak ne de olsa uzun vadeli bir iş.

Koşmak diz sağlığı için kötü değil mi?
Hiçbir şey yapmadan oturmak kadar kötü değil. Hatta bazı araştırmalar, dizlerin üzerlerine binen yükle mücadele etmek zorunda kaldıklarında daha iyi geliştiklerini söylüyor. Yani koşmak dizleriniz için kötü haber değil.

Koşarken sıkılmıyor musun?
Koşarken sıkılmamak için iki çözüm var. Birincisi güzel manzaralı koşu parkurları belirleyip, etrafı izleyerek koşunuzu tamamlamak. İkincisinde akıllı telefonlar yardıma yetişiyor.