Bebekler de sarılık



Sarılık, viral hepatit Türkiye’nin önemli sağlık sorunlarındandır. Hepatit sözcüğü ülkemizde artık herkesin kullandığı bir kavramdır. Hepatit karaciğerin iltihabı anlamına gelir. Bu iltihap aniden gelişirse akut hepatit, uzun süren bir hastalık şeklinde olursa kronik hepatit ismini alır. Ülkemizde büyük bir sağlık sorunu oluşturan sarılık, mikrobik sarılık, bulaşıcı sarılık gibi deyimlerle halk arasında ifade edilmektedir. Yurdumuzda en çok görülen kut viral hepatit nedeni virüstür. Bunun dışınd, beş on yıl gibi uzun bir zaman ve her gün en az bir ufak şişe rakı veya eşdeğerde alkol alınması ve değişik mikropların da etkisiyle hepatit denen hastalık ortaya çıkabilir.

Hepatitin oluşmasıyla, karaciğer büyümesi, dalakta büyüme, ağrı, idrarın koyu renkli çıkması dışkının normal ile beyaz arasında bir renkte çıkması, iştahsızlık, ileri derecede halsizlik, bulantı ve yemekten tiksinme en önemli klinik belirtiler olarak ortaya çıkar. Yukarıda da değindiğimiz gibi akut viral hepatit karaciğerin virus denen mikroorganizmalarla iltihaplanmasıdır. Bu virüslerin değişik türleri vardır. En sık rastlanan tiplere “Hepatit A virüsü” ve “Hepatit B Virüsü” denir. Hepatit virüsünün tipini ortaya çıkartmak için bazı kan tahlilleri yapılır. Bazen Herpes Virüsü ve Cytomegalovirüs de hepatite neden olabilir.

Hepatit A Virüsü ile oluşan hepatitte virus, hastada sarılık çıkmadan aşağı yukarı üç hafta önce bulaşmıştır. Sarılık görülmeden bir iki hafta önce hastada gribe benzer 38-39 dereceye varan ateş, boğaz ağrısı olabilir. Hastalığın en bulaşıcı olduğu dönem sarılık ortaya çıkmadan önceki iki hafta ve sarılıklı geçen ilk haftadır. Sarılık görünüm olarak ortaya çıktıktan sonra bulaşıcılığı giderek azalır. A tipi hepatit dışkı ve ağız yolu ile bulaşır. Hastaların dışkıları bol miktarda virus içerir ve çok bulaşıcıdır. Bunların lağım sularıyla ve lağım sularının içme sularıyla ve bu sularla yıkanan ve sulanan meyve ve sebzelerin yenilmesiyle oluşur. Lağım sularının karıştığı denizlerden çıkan midye ve kabuklu deniz hayvanlarını özellikle çiğ yiyenlerede bulaşır. Korunmak için gecekondu gibi altyapısız yerleşimlere engel olmalıyız. Belediyelerin altyapı hizmetlerini dikkatli yapmaya zorlamalıyız. Lağım ve kaynağı belli olmayan pis suyla karışmış içme sularını kullanmamalıyız. Çiğ sebze ve meyve yerken bu tür bulaşma olasılığını daima düşünmeliyiz. Kabuklu deniz mahsüllerini çiğ olarak yememeliyiz. Evde hepatitli bir hasta varsa kesinlikle tuvaletini ayırmalıyız.