televizyon izleyen çocuk



Bebek ve Televizyon Anne karnındaki ilk günden itibaren bütün bebeklerin pozitif bir gelişim atmosfer içinde bulunmaları gerekiyor. Bebeklerin ruhsal ve bedensel ihtiyaçları göz önüne alındığında, anne babalara bu anlamda oldukça önemli görevler düşüyor. Ancak aile ortamında gerek ebeveynlerin, gerekse çocukların TV izleme oranları artık saatlerle ifade ediliyor. Özellikle ‘oyalansın’ ya da ‘yemeğini daha kolay’ yesin diye televizyon karşısına oturtuluyor. Uzun süre televizyon karşısında oturan bebeklerde de konuşma, heceleme, agulama, ses çıkarma, cümle kurma, anlamlı jest ve mimikler gibi gerekli olan fonksiyonların gelişiminde gecikmeler veya yetersizlikler görülüyor.

Çocuklarımıza bir şeyler oluyor
Çocuklarda konuşma, etrafıyla ilgilenme, ihtiyaçlarını insanlara anlatma, duygusal yakınlık kurma gibi birçok psikososyal faktör, 0 – 3 yaş arasında gelişiyor. Ancak her gün yarım saatten fazla televizyon karşısında oturan 0 – 3 yaş arası çocuklar, konuşmaya geç başlama riski taşıyor. Son zamanlarda çocuk gelişimiyle ilgili görüşleriyle dikkatleri üzerine çeken Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Osman Abalı’ya göre çözüm, sorunun kaynağı kadar belirgin.

Küçük yaştan itibaren cok uzun saatler cansız bir varlığın karşısında sevgiden, duygusal uyarıdan uzak kalıyor. Böyle bir durumda konuşmasına, bakışına ve gülümsemesine karşılık bulamıyor. Gönderdiği iletişim ve etkileşim mesajlarına cevap alamadığı için de sorunlar başlıyor. Sosyalleşme, bireyselleşme ve kendiliğinden gelişecek olan sosyal yönleri eksik veya yetersiz kalıyor. TVde ne kadar ses ve görüntü olursa olsun, çocuklar onları yorumlayacak ve kabul edecek psikososyal seviyede değiller. Özellikle bebekler için bu daha da sıkıntılı bir durum. Çünkü onların sosyal ve duygusal eksikliklerini telafi edebilecekleri arkadaş ve sosyal ortamları bulunmuyor. Çocuklar konuşmak istemiyor TV, özellikle tek taraflı bir görsel uyaran olmasıyla, çocukların sinir sisteminin gelişimini ve konuşma yeteneğini negatif etkiliyor. Sadece televizyon değil, radyo gibi sürekli tekrarlayan, yüksek sesteki işitsel uyaranlar da onların gelişiminde etkili. Beyin gelişiminin çok hızlı olduğu ve nöronlar arası bağlantıların kuvvetlendiği bu dönemde, benzer dengesiz uyaranlar, çocukların konuşma gelişmesini aksatabiliyor. Elbette belli bir hassasiyeti olan bebekler İçin bu durum çok daha tesirli olabiliyor.
Sorunların belirtileri ilk gelişim döneminde uzun süre TV karşısında kalan çocuklarda bazı psikiyatrik farklılıklar da gelişebiliyor. Bu tür çocuklarda etrafa karşı ilgisizlik, seslenince bakmama, göz kontağı kurmama, insanlarla duygusal ve sosyal iletişime geçmeme, kendi halinde olmaya çalışma, sallanma, aşırı derecede cansız nesnelerle ilgilenme, konuşmama, cümle kurmama, duygusal olarak karşılık verememe gibi birçok belirti görülebiliyor. Bu nedenle anne – babaların, özellikle küçük yaştaki çocukların sosyal gelişimleri için TV izleme süresini sınırlandırmaları çok önemli.