İki kardeş :)



Birinci çocuğunu belirli bir yaşa getiren ve ikincisiyle ilgili etraftan mahalle baskısı yaşamaya başlayan, ancak her şeyi sil baştan yapmak konusunca çekinceleri olan annelerin dönüp dolaşıp kendilerine sordukları bir soru var: Kardeş şart mı?

Bu soru bana yöneltildiği zaman, ben iki çocuğum olduğu gerçeğinin altını çizmekle yetiniyorum sadece. “Kardeş şart mı?” sorusunu başkaları adına cevaplamayı doğru bulmuyorum. Herkesin koşulları, beklentileri, çocuğunu yetiştirirkenki tecrübeleri birbirinden farklı. Herkes için doğru çocuk sayısı başka.

Kız kardeşiyle çok güzel bir ilişkisi olan ve aynı ilişkiyi şimdi de oğullarına vermeye çalışan bir anne olarak benim aile anlayışımda kardeşe hep yer vardı. Ama kardeş ŞART demeyi çok keskin ve empati yoksunu bir ifade olarak görüyorum. Bunu “Kardeş gerekli” şeklinde yumuşatabiliriz, ama doğrusu şu ki, o bile sorgulanıyor şu günlerde. Geçtiğimiz aylarda TIME dergisine kapak bile oldu bu konu.

The Only Child Myth (Tek Çocuk Efsanesi) başlıklı bu makalede, tek çocuk olmanın eskiden adeta bir hastalık gibi görüldüğü, 1’in çok “yalnız bir rakam” olduğu, kardeşi olmayan çocukların asosyal, içe dönük bireyler olarak yetiştiği, ancak bu anlayışın son yıllarda değiştiği anlatılıyor. Son araştırmaların bu algının yanlış olduğunu gösterdiği gibi, tek çocukların -ailenin maddi ve manevi kaynakları sadece onlara sunulduğundan- okulda daha başarılı oldukları gibi sonuçları da ortaya koyduğu söyleniyor. “Geleneksel aile anlayışının” son yıllarda değiştiği, eskiden “anne-baba-çocuklar”dan oluşan aile kavramının şimdi “anne-baba-çocuk” şekline indirgendiği anlatılıyor. (Bu yazı Amerikan ailesini göz önüne alarak hazırlanmış)