Kendine özgü, eşi benzeri olmayan iki bireyin bir araya gelerek oluşturduğu bir kurumdur evlilik. Beklentileri, algıları, özlemleri doğrultusunda oluşturdukları ve aslında evlenme kararı almadan çok önce tasarlamaya başladıkları bir olgudur evlilik.

Her birey nasıl biricik ve tekse, her evlilik de kendine özgüdür. Aynı koşullarda aynı şartlarda, aynı duygularda bir aynısını bulamazsınız. Buradan yola çıkarak her evliliğin içerisindeki kıskançlık tanımı da biricik ve tektir.

Uzm. Psk. Nesteren Gazioğlu kendisi ile yapılan röportajda evlilikte kıskançlık konusundaki soruları cevapladı.

Peki, bu kadar çeşitliliğin olduğu evlilik kavramında kıskançlığın tanımı nedir?

Her aileye tek tek dönüp onların tanımlarını dinlememiz gerekir. Her ailenin farklı tanımı da, o evlilikte kıskançlığın herhangi bir probleme yol açıp açamayacağının habercisi olabilir.

Hatta daha da net bakacak olursak her eşin birbirini kıskanma sebebi, türü, sonuçları da farklılık gösterecektir. Örneğin, bir birey partnerinin sosyal ortamlarda olmasını risk olarak görürken, diğeri de partnerinin ekonomik özgürlüğü hakkında endişeler taşıyabilir. Evlilikteki kıskançlık, sahip olduğu bir değeri (eşini) kaybetmemek üzerine riskleri önden planlamak ve bu riskleri engelleyici tutum sergilemektir.

Bu noktada, riskleri önden planlayan kişinin algısı önemlidir çünkü riskleri gerçeklikten uzak sadece kendi algısına göre kurguluyor olabilir. Örneğin, “Eşim sokakta yürüdüğü zaman tüm hemcinslerim eşime bakıyor.” diyen bir birey eşinin sosyal ortamlarda yalnız olarak bulunmamasını istemeyebilir.