Hangimiz canımız isteyince sokaklarda elimizde dünyalar güzeli bir gelin buketiyle etrafa gülücükler saçarak gezebiliyoruz? Yanımızda yakışıklı bir damat, kafamızda uçuşan bir duvak yoksa herkesin bize deli gözüyle bakması işten bile değil. İşte tam da bu yüzden, hayatımızda bir kere taşıyabileceğimiz bu büyülü aksesuara özenle karar vermeli.

Gelin buketinizi hayal etmeden önce, düğün tarihinizi ve sezonun çiçeklerini araştırmalısınız. Seçtiğiniz çiçeğin o tarihte olmadığını sonradan öğrenirseniz hem hayal kırıklığı yaşar, hem de vakit kaybetmiş olursunuz. Unutmayın vakit nakittir sevgili gelinlerim. İlk önce sezon çiçeklerini sonra bu çiçeklerin renk alternatiflerini öğrenmelisiniz. Seçeneklerimizi bu şekilde daraltmış oluruz.

İkinci adım ise buketin modeli. Önümüzde; sarkıt, top gibi, büyükçe veya küçük, derli toplu veya dağınık model seçenekleri olacak. Fiziğimiz ve gelinliğimize en uygun olan seçenekle ilerlemeye çalışmalıyız.

Örneğin uzun boylu gelinler sarkıt, büyük ve dağınık buketleri de tercih edebilecekken, minyon gelin adaylarının daha ufak, derli toplu veya top gibi olan modelleri tercih etmeleri daha hoş görünecektir.

Klasik dekorasyonlu oteller, balo salonları veya yalılarda gerçekleşecek düğün törenleri için gül, orkide veya lilyum gibi daha ağır ve şık çiçekler tercih edilebilecekken, kır ve kumsal düğünleri için rengârenk, çeşit çeşit kır çiçekleri ile küçük ve dağınık modeller uyumlu olacaktır.

Türü, rengi veya modeli ne olursa olsun; buketinizi kişiselleştirmeyi unutmayın, büyük anneleriniz veya annenizin hediyesi bir broşunuz varsa buketinizin sap kısmında kurdelelerin üzerine elinize batmayacak şekilde iğneleyebilir, onların duaları ve iyi dileklerini en mutlu gününüzde yanınızda taşıyabilirsiniz.