Çocuklar ilişkiyi etkiler Birçok kişinin çift olmanın bir getirisi olarak anne baba olmak istemeleri gayet doğaldır fakat bugünlerde bu çok farklı sonuçlar doğurabilir. İstatistiklere göre çocuk sahibi olduklarında çiftlerin sadece yüzde 60’ı evli durumda oluyor, yüzde 25’i birlikte yaşıyor ve yüzde 15’lik kısımsa ya ayrılmış ya da boşanmış oluyor. Diğerleri hala görüşürken bazıları “sadece arkadaş”tır. Bir bebek sahibi olmak yaşadığınız ilişkiye darbe indirebilir. Bu yüzden hala birbirinizi tanıma aşamasındaysanız ve kendinizi bu işe adayacak gibi hissetmiyorsanız istatistiklere bakarak konuşursak çocuk sahibi olduktan sonra sevdiğiniz insanla uzun bir süre birlikte olma ihtimaliniz düşüktür.

Böyle çiftlerin, bebekleri daha çocuk olma aşamasına gelmeden ayrıldıkları gözlenmiştir. Evli çiftlerin yüzde 94’ü bebek doğduktan sonraki bir yıl boyunca hala beraber kalabiliyor, birlikte yaşayan çiftlerin yüzde 75’i de birlikte olmaya devam edenlerden. Fakat sadece “romantik” bir şeyler yaşamak üzere ilişkiye başlamış çiftlerin yüzde 48’i daha bebek doğmadan ayrılıyor. Doğacak bir bebeğin ilişkinizde değişikliklere yol açacağını bilmek bu zorlu yolda karşılaşacağınız problemlere hazırlıklı olmanızı sağlar ve onlarla baş etmenizi kolaylaştırabilir. Birçok çift anne babalığa adım attıklarında böyle zor bir rolü üstlendikleri için aynı anda’ilişkilerini yürütmekte zorlanabilir. Eğer siz ve eşiniz birbirinizi çok uzun süredir tanımıyorsanız her zaman bunun farkında olmanız ve iletişim ağlarınızı açık tutmanız için aşağıda vereceğimiz tavsiyeleri izlemeniz yararlı olabilir. Anneler ilişkileri konusunda hayal kırıklığına uğramaya bebek doğduktan sonraki ilk bir yıl boyunca daha eğilimliyken, hayal kırıklığı babaları bebeğin ikinci yaşında pençesine alıyor. Buna göre babanın kendini mutsuz hissetmesindeki sebep çocuğuyla fazla ilgilenemiyor oluşundan kaynaklanabiliyor. Bunun bir sonucu olarak anne alınganlaşmaya başlıyor.