çocuklar için boşanmamak, çocuklar için boşanmaya direnmek doğrumu


Çocuğunuz uğruna evliliğinizi devam ettirmeli misiniz?

Ebeveynler olarak çocuklarınızın ihtiyaçlarını, kendi ihtiyaçlarınızın üzerinde tutmak, ahlaki ve etik bir zorunluluktur. Bu yüzden çocuğunuz için, evliliğinizi devam ettirmeniz gerekir.

Eğer eşinizle olan anlaşmazlığınız çok yüksek düzeyde değilse ve aile içi şiddet ya da madde bağımlılığı söz konusu değilse, çocuğunuza bütün bir aile sağlamak görevinizdir. Yapılan araştırmalara göre, boşanmalar çocukların üzerinde daha güçlü bir kötü etki bırakmaktadır.

Ebeveynleri boşanmış çocuklarda genellikle davranış bozuklukları, duygusal sorunlar, madde bağımlılıkları, okulda problemler ve başarısız evlilikler yapma eğilimi görülmektedir.

Elbette aynı şeyler gergin ve sevgisiz ailelerin çocukları için de söylenebilir. Bu yüzden anlaşmazlığın “yüksek düzeyde olmadığı” evliliklerin bozulmaması gerektiği konusunda ısrarlıyız. Eşinizle yine de anlaşabiliyor, birbirinize saygı gösterebiliyor ve çocuğunuza karşı nazik ve medeni bir ilişki sergileyebiliyorsanız, çocuğunuz boşanmanın ya da yüksek düzeyli anlaşmazlığın olduğu evliliklerin olduğu durumlardan çok daha iyi bir hayat yaşayacaktır.

Mutluluğu kendiniz yaratmalısınız

Evlilik terapistlerine göre, evliliğin insanları mutlu etmediğini anlamadığınız sürece, yaşamınızın geri kalanını evlenip boşanarak geçirirsiniz. Mutluluk bir tür “kendin pişir” meselesidir ve sizi tamamlaması için başka insanlara güvenemezsiniz.

Boşanmaların birçoğunda neden “eşimle mutlu değilim”dir. İnsanların anlamadığı nokta, eğer kendinizle mutlu değilseniz hiçbir ilişkide mutluluk bulamayacağınızdır. Bizi mutlu etmek eşimizin işi değildir, içimizdeki mutluluğu keşfetmek bizim görevimizdir. İnsanların birçoğu aylarca her türlü şeyden şikayetçi olup, evliliğin tüm sorunlarını sona erdireceğini, yıldızların geceleri daha parlak olacağını ve eşinin kendisini mutlu etmek için kulu kölesi olacağını düşünüyorlar. Ancak gerçekle yüzleştiklerinde, evliliğin beraberinde birçok sorumluluk getirdiğinin ve mutluluğu kendi içlerinde bulmaları gerektirdiğinin farkına varır ve hayal kırıklığına uğrarlar.