Değiş (tir) mek İstiyorum…

Değişmek ve değiştirmek hayatın içinde iki önemli eylem ve bir sorunla karşılaştığımızda hangisini seçeceğimiz, yaşadığınız sorundan çıkış yolumuzu belirliyor. Aile ile başlayan ve eklenerek artan ilişki ağlarının içerisindeyiz..

Sürekli olarak kendini kabul ettirme ve uyumlanma kutupları arasında gidip geliyoruz. Ben asla uyumlanmam insanlar bana uyumlansın kutbun bir ucu temsil ederken, diğer uçta yeterki beni sevsinler, beğensinler, kabul etsinler tarafı yer alıyor…

Yaşadığımız ilişkileri değerlendirelim. Doğduğumuz aile üyelerinden başlayalım olduğumuz gibi kabul edildiğimiz bir aile sisteminin içinde mi yer aldık, benim dediğim gibi olacaksın yoksa dışarıda kalırsın yaklaşımımı daha tanıdık geliyor.

Hangi aile büyükleri sizin hayatınızda rol oynadıysa onların etkilerini bugün yaşadığınız ilişkilerde rahatlıkla yakalama şansınız var.

İlişkilerinizde en çok tekrar eden sorun veya sorunlar nedir? Bunu doğru bir şekilde tespit ettikten sonra büyüdüğünüz aile sisteminin içinde hangi tanıdık versiyonlarına rastlıyorsunuz?

Örneğin sürekli karşınızdakini memnun etmek için kendi isteklerinizden ödün verdiğiniz bir ilişkinin içindesiniz ya da sürekli sizi aşağılayan, kendinizi kötü hissettiren bir kişiyle aynı ortamda çalışmak veya yaşamak zorundasınız, ne zaman bir kişiye güvendiğinizi hissetseniz sonunda yine aynı senaryonun tekrar ettiğini görebilirsiniz. Aslında ilişkilerinizde sizin seçtiğiniz değil, sizi seçenlerin olduğunu farketmiş olabilirsiniz. Ve buna benzer size ait senaryolarınızı…

Aslında yazının başlığına dönersek biz bu tip ilişkilerin içinde ya kendimizi değiştiririz ya da karşımızdakini değiştirmek için ciddi uğraşlar veririz. Sağlıklı giden bir ilişkinin içinde yer almak o yaşanan süreçte hiç sorun olmayacak anlamına gelmez, aslında dönemsel yaşanan problemler o ilişkideki kişilerin gelişimine katkı sağlamak için değerli fırsatlardır. Peki sağlıksız ilişki nedir? Aslında bunu bir çocukluk oyununa benzetebiliriz. Halatın iki ucundan tutup aksi yönlerde çekilen yarışmalar gibi sürüp giden ilişkilerde aslında bir kazanan olamayacağı çok açıktır.