Yunan halkı Aristo ve Platon’dan beri üç ana besini; ekmek, zeytinyağı ve şarabı içeren geleneksel ve antik bir diyetle sağlıklı ve ince kalmayı başarıyor. Son günlerde popüler olan Yunan diyeti ile ilgili merak edilenleri ve nasıl işe yaradığını The Greek Diet kitabının yazarları Maria Loi ve Sarah Toland anlatıyor.

Yunan diyeti ile Akdeniz diyeti aynı şeyler mi?
Aslında geleneksel Yunan diyetinin, bildiğimiz Akdeniz diyetinin temeli olduğunu söyleyebiliriz. Beslenme yaklaşımlarıyla ilgili yapılan araştırmalar, bu diyetin aynı zamanda obezite, kanser, kalp ve diğer ana hastalık risklerini de azalttığını gösteriyor.

1940’larda, beslenme bilimcisi Ancel Keys, “Yedi Ülke Çalışması” adında geniş bir araştırma başlatmıştı. Hedefi, kültürel anlamda birbirinden farklı olan ABD, Japonya, Hollanda, İtalya ve Yunanistan’daki beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarının dünya üzerindeki insanları nasıl etkilediğini bulmaktı. Yıllar süren bu analizlerin sonuçları şaşırtıcıydı: Keys ve ekibi ufak ve izole bir Yunan adası olan Crete’deki insanların –antik zamanlardan beri geleneksel Yunan diyeti ile beslenen insanların– diğer araştırma ülkelerindeki insanlardan daha sağlıklı ve ince oldukları sonucuna vardılar. Üstelik ABD ve Japonya gibi ülkelerin aksine bu adadaki insanların sigara kullanım alışkanlığı daha yüksek, sağlık koşulları ise daha düşüktü. Araştırmacılar Crete diyetini Akdeniz diyeti olarak tanımladılar ve o zamandan beri böyle adlandırılıyordu.

Yani, ekmek, zeytinyağı ve şarap ile kilo verilebilir mi?
Evet. Beslenme ile ilgili yaklaşımlar tüm paketlenmiş ve işlenmiş yiyeceklerden uzak durmayı önerir; ama modern diyetlerde kural sağlıklı yiyecek ve doğal içeceklerin bolca tüketilmesidir, bunlara tahıllar (ekmek), yağlar (zeytinyağı), kahve ve alkol (şarap) de dahil.