Türk Fitoterapi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ekrem Sezik, bitkilerin çay olarak çok uzun yıllardır hem şifa bulmak hem de keyif almak için kullanıldığını söylüyor.

Türk Fitoterapi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ekrem Sezik, bitki çayı kullanımının tarihsel gelişimini şu şekilde belirtti:

“Çok eski kaynaklarda, bitkilerin çay olarak hem sağlık hem de keyif için kullanıldığı kayıtlıdır. Zaman ilerledikçe çaylar önemli bir ilaç şekli haline gelmiş, hekimler, değişik bitkileri tek veya karışımları halinde, çay hazırlamak için kullanmışlardır. Bu çayların içine bazı saf maddeleri de ilâve ederek hızlı etki sağlamak üzere pek çok reçeteler düzenlemişlerdir. Bu tip kullanımlar, 50’li yıllardan sonra azalmaya başlamış ve 60’lı yıllarda az kullanılır hale gelmiştir.”

Prof. Dr. Sezik, seksenli yıllarda “tabiata dönüş” ile bitkilerin şifa amaçlı kullanımının ve bitkisel çayların da tüketiminin arttığını ifade ederek şunları söylüyor: “Ama bu sefer hekim reçeteleri ile değil, halkın tercih ettiği bir kullanım şekli olarak… Halen bitki ve meyve çayları, keyif için, koruyucu olarak veya şifalı etkilerinden yararlanmak amacı ile tüketilmektedir.”

Türk Fitoterapi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ekrem Sezik’e göre bitki çaylarının kullanım şekilleri şöyle:

Keyif için

“Çoğu kişi günün değişik saatlerinde farklı bir aroma ve lezzet bulmak için kuşburnu, adaçayı, elma, ıhlamur gibi bitkilerden hazırlanmış bitki çayları içmektedir. Kullanım kolaylığından dolayı, poşet çaylar tercih edilmektedir. Tüketici okulda, işte, evde kaynar su doldurulmuş kupaya poşet çayı daldırmakta, damak zevkine göre 3-4 dakika tutup, poşeti çıkarıp içmektedir.”