Ambalajlı gıdalarda ürünün raf ömrünü uzatmak, tatlandırmak gibi amaçlarla kullanılan mısır şurubunun sağlığa olan zararını biliyor musunuz?

Değişen yaşam şartlarıyla beraber artık yemek yeme koşullarımızda farklılık kazandı. AVM’ler yaşama şeklimizi belirlediği günden bu yana, her geçen gün “hazır gıdalara” ve aynı şekilde “dışarda beslenme” alışkanlığımızda arttı.

Şeker pancarından elde edilen doğal şeker yerine maliyeti düşürmek için firmalar mısır şurubu kullanıyor. Ambalajlı gıdalarda ürünün raf ömrünü uzatmak, tatlandırmak gibi pek çok amaçla kullanılan mısır şurubunun yani bilinen adıyla “Nişasta Bazlı Şeker” in (NBŞ) sağlığa ciddi oranda zararı var.

GIDA ALIŞVERİŞİ YAPARKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?

Aldığınız ürünün içindekiler bölümünde sadece “şeker”(sakaroz) yazıyorsa bu doğal şekerle üretilmiş bir üründür. Vücudumuzun belli oranda doğal şekere de ihtiyacı vardır.

Eğer, içindekiler bölümünde glikoz şurubu, fruktoz şurubu, mısır şurubu ve aspartam gibi ibarelerle karşılaşıyorsanız bu ürünlerde yapay tatlandırıcı kullanılmıştır.

Bu tatlandırıcıları, karaciğerimiz algılayamaz. Böylece karaciğerimiz beyne tokluk hissi gönderemez. Bu da insanda sürekli yemek yeme ihtiyacı uyandırır. Karaciğerimiz tatlandırıcıyı algılayamadığı içinde parçalayıp enerjiye dönüştüremez. Yağ olarak vücudumuzda depolar.

Mısır şurubu; obezite, diyabet, kalp rahatsızlıkları, pankreas kanseri, kolesterol gibi birçok hastalığa yol açmaktadır.

“Paketlenmiş tüm şekerli hazır gıdalar, meyve suları ve pastane ürünleri…” Yani sanılanın aksine sadece market raflarında değil, pastane vitrinlerindeki göz alıcı tatların da mimarı artık mısır şurubu. Ürünlerinizi alırken NBŞ mi yoksa pancar şekeri mi kullanıldığını sorabilirsiniz.