dondurma



Yaz aylarının en tatlı habercilerinden birisi dondurmadır.Besin değeri düşünüldüğünde doğal ,katkısız bir dondurmanın süte göre 3-4 kat daha fazla yağ,daha fazla protein ve daha fazla karbonhidrat içerdiğini söyleyebiliriz.Ayrıca katkısız bir dondurma kalsiyum ve fosfor yönünden de oldukça zengindir. Dondurmadaki kalsiyum ve fosfor sütün yoğunlaşmış şekli olduğundan süte göre çok daha fazladır.100 g süt 115 mg kalsiyum içerirken aynı miktar dondurma 135 mg kalsiyum içerir. Bu miktar günlük kalsiyum ihtiyacını fazlasıyla karşılayabilecek miktardır. Özellikle adölesan ve menopoz dönemindeki kişilerin artan kalsiyum ihtiyaçları dondurma ile karşılanabilir. Kalsiyumun yanı sıra fosfor ve A,B vitaminlerini de fazlasıyla içeren dondurma özellikle yaz aylarında diyette mutlaka bulunması gereken bir besindir.

Endüstrileşen tüm sektörlerle birlikte dondurma sektörü de eski doğallık ve kalitesini kaybetmiş, dondurma üretiminde süt yerine süt tozu; şeker yerine glukoz şurubu kullanılmaya başlanmıştır. Bu durumdan dolayı bahsedilen faydalardan çok katkı maddelerinden oluşabilecek zararları irdelemek dondurma tüketiminde düşünülmesi gereken bir noktadır.

Her ne şekilde üretilirse üretilsin diğer tüm tatlılar gibi dondurma da mikroorganızmaların oluşumuna elverişli ortam sağlamaktadır. Özellikle gelişmek için soğuk ortam tercih eden mikroorganizmaların dondurmada çoğalması kaçınılmazdır. Bu nedenledir ki dondurma üretiminden tüketimine kadar her aşamada hijyen ve sanitasyon kurallarına titizlikle uyulmalıdır. Dondurmada mikroorganizma oluşma riskini azaltmak için pastörize süt kullanılmalıdır. Uygun fiyatından dolayı merdiven altı üretimlerden uzak durulmalıdır. Daha kontrollü olması gerekçesiyle paketli dondurmalar tercih edilmelidir. Ayrıca üretim sonrası dağıtımın soğuk zincire uygun yapılması ,tüm dondurma satılan ortamlarda soğutucuların uygun soğuklukta olmasına dikkat edilmelidir.