Sağlıklı beslenme besinler besin seçimi dengeli beslenme diyet diyabet damar tıkanıklığı şişmanlık


Ateroskleroz çağdaş uygarlığın belalı bir hastalığı sayıılmasına rağmen,çok eskiden beri bilinen bir hastalıktır. Dünya sağlık örgütü WHO aterosklerozu basitleştirirsek;arterlerin lipidler, kompleks karbonhidratlar, kan ve kan ürünlerinin birikmesiyle birlikte yağ dokusu reaksiyonu ve kalsiyum oturması olarak tanımlamıştır. Aterosklerozun en önemli komplikasyonları tıkayıcı bir arter hastalığı olduğu için organların kanlanmasını azaltması ya da tamamıyla önlemesi sonucu ortaya çıkan iskemik değişikliklerdir. Her toplumda erken yaşlarda ateroskleroz komplikasyonları erkeklerde daha sıktır. Kadınlarda ateroskleroz gelişimi genellikle menepozdan sonradır. Kadınlarda menopozdan önce riskin daha az olması östrojen seviyesiyle ilişkilendirilir.

Yaş ilerledikçe her toplumda ateroskleroz riski artar. Hatta ateroskleroz yaşlanma sürecinin bir parçası olarak kabul edilir. Bazı ailelerde çevresel faktörlerden bağımsız olarak ateroskleroz riski daha yüksektir. Bu yönü hastalığın genetik boyutunun göstergesidir. Ayrıca telaşlı, rekabetli,kaygılı yaşama atılmaya hevesli,aşırı şekilde kuruntulu, ve zaman zaman saldırgan olabilen kimselerde ateroskleroz sakin kimselere nazaran daha sık görülür. Hiperlipidemi(kanda yağların fazlalığı) de ateroskleroza neden olmakla birlikte hiper-kolesteroleminin (kanda kolesterol fazlalığı)çok daha fazla etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca trigliseritlerin fazla olması da ateroskleroza neden olabilmektedir. Son zamanlarda plazma toplam kolesterol düzeyi ile ateroskleroz arasındaki yakın ilişki gene şüphesiz olmakla birlikte plazmadaki LDL’nin yüksek olması asıl risk faktörü olduğu savunulmuştur. Diyabetik kimselerde hiperlipidemi, HDL(iyi huylu kolesterol) ‘nin azalması, kan şekeri yüksekliğinin damar duvarlarına verdiği zarar,kan hücrelerinin esnekliğini kaybetmesi ve kan yoğunluğunun artması nedeniyle ateroskleroz riski fazladır.