Seksin hala bir tabu olduğunu söyleyen Psikolog Bekir Fehmi Örmeci, hastalık derecesinde sekse odaklanıldığını belirtti…

Yaşanan en güzel hazlardan biri olan sevişmeyi belki de kabus haline dönüştürebilmiş ender toplumlardan biriyiz. Seks; hava gibi su gibi bir ihtiyaçtır diye konuşabilecek kadar kendini aşmış kişilerin bile seks konusu açıldığında duraksadığı hala ‘mahrem ve kırmızı nokta’ olarak görülen bir konudur seks ve cinsellik.

Dünya bacaklarımızın arasında dönmesine rağmen, en zengininden en fakirine, en muhafazakârından en radikaline, gencinden orta yaşlısına kadar herkesin ilgi odağı ve ihtiyacı olmasına rağmen ve her şeyden önemlisi bizi harekete geçiren en büyük enerjilerden biri olan seks neden hala tabu?

Acaba kendimize mi güvenmiyoruz? Ya da ne?

Bu toplumsal ironinin temelinde Müslüman bir toplum olmak ve bu kültürün yarattığı toplumsal baskı elbette en büyük rolü oynamaktadır. Geçmiş bir kenara, bugün bile hala cinselliği konuşmayan, bu konuda soru sormayan hatta televizyonda bir öpüşme sahnesi çıkınca insanların suç işlemişçesine yüzlerinin kızardığı bir kültürün etkisinden bahsediyoruz.

İnsanlar bu toplumsal baskıyı yırtabilecek güce erişmiş olsa da, kendini modern ve entelektüel olarak nitelese de yüzyıllardır bilinçaltına işlenmiş olan bu baskının izleri hala gölge gibi ensemizde hissedilmektedir.

Hastalık derecesinde sekse odaklanıyor

Bu bastırılmışla ‘ayıp, günah, yasak’ şekillenmiş olan bilinçaltımız; seksle tanıştığında bu zincirlerini kırıp, özgür düşünemiyor ve hastalık derecesinde tek hedef olarak sekse odaklanıyor.