“Hamilelik dönemi, anne adayları kadar baba adayları için de oldukça zorlu bir süreçtir” diyen Uzman Psikolojik Danışman Emin Okan Okyay, babalarda doğum paniğiyle ilgili önemli bilgiler verdi, çözüm önerilerini bizlerle paylaştı.

Günümüzde çekirdek ailenin varlığı, çiftlerin genelde bu şekilde yaşamayı tercih etmesi, yoğun iş hayatı ve yorucu modern şehir kavramları doğurganlığı ve çok çocuk sahibi olmayı engellemekte, böylece çiftler bir veya iki çocuğu yeterli görmektedirler. Çocuğun ihtiyaçlarını ve geleceğini düşünme çabasının ürünü olan az çocuk yapma düşüncesi, çiftlerin, kadının hamilelik sürecine de fazla hassasiyet göstermesine sebep olmaktadır.

Baba adayları eşlerindeki değişimleri iyi değerlendirmeli

Hamilelik kuşkusuz önemli bir süreçtir. Ancak burada unuttuğumuz isimsiz kahramanlar da babalardır. Erkeklerin kendini babalığa hazırlamasıyla, kadınların kendilerini anneliğe hazırlaması arasında büyük farklar bulunur. Babalıkta ne kadar güçlü bir duygu yaşanırsa yaşansın, sahiplenme içgüdüsü annelik kadar yoğun olmaz çünkü annelik bir içgüdüyken, babalık öğrenilen bir duygudur. Kadının hamileliğini öğrendiği andan itibaren sürecin ciddi psikolojik etkileri de başlar, özellikle baba adayları eşlerindeki hormonal ve duygusal değişimleri görmeye başladığında kaçınılmaz bir şekilde kendilerini sorgulamaya başlayabilirler. Eşlerindeki değişimleri iyi değerlendirmeli, bu değişimlerin hamilelik sırasında olağan durumlar olduğunu bilmeleri gerekmektedir.

Bazı düşünceler baba adaylarını paniğe sevk eder

Hamile bir kadının vücudunda tüylenme artabilir, saçlarda dökülme olabilir, cinsel istek artabilir ya da azalabilir, uzağı görememeye başlayabilirler, göğüslerinden süt sızabilir, uyuması güçleşebilir; tüm bunlar sürecin karakteristik özellikleridir ve normaldir. Ancak baba adayı bunu çok farklı algılayabilir. Örneğin eşinin hamilelikten dolayı cinsel duygularının azalmasını baba adayı “Artık beni istemiyor ve bebek işin içine girdiğinden beri karım bana eskisi gibi davranmıyor” şeklinde yorumlayabilir. Aynı şekilde tüylenme ve diğer değişimler de baba adayında eşine karşı bir duygu durum karmaşası yaşatabilir. Kendilerinin işe yaramaz olduklarını düşünebilir ve “Acaba nasıl bir baba olacağım?”, “Bebeğim için ne yapabilirim?” , “Ona nasıl daha iyi bir hayat sunabilirim?” gibi düşüncelerle boğuşmaya başlayabilirler. Hele bir de eşinin hamileliği zor geçiyor, sürekli jinekolog veya sağlık kurumuna gidip gelmek gerekiyorsa bu düşünceler tam olarak baba adayını paniğe sevk eder.