anne ve otistik çocuğu



Dün çocuklarımın eşit yaratılmadığını fark ettim (ve ağladım). Evet, hepsini tarif edemeyeceğim kadar çok seviyorum, her birinin kendi becerisini ortaya çıkarması için çaba gösteriyorum, ama bazıları diğerlerini kat kat aşan beceri ve yeteneklere sahip. Bir çocuğa bir konuda neden kardeşi kadar iyi olmadığını açıklamak zordur. Bu eşitsizliği fark eden çocuğun belirgin yetersizlikleri varsa bu daha da zordur.

Büyük ihtimalle en az ilgilendiğiniz çocuğunuz sizi gururlandırmak için en çok çabayı harcayacaktır.
MIGNON MCLAUGHLlN

Genellikle her türlü aile meselesine gayet yaratıcı çözümler bulabiliyorum, ama bu seferki beni de afallattı. Oğluma ileri derece otizm teşhisi konduğundan beri buna hazırlanıyor, ona destek oluyor, dünyada parlak olduğu bütün alanları ona gösteriyordum. Ama işin aslı o istediği gibi parlayamıyor ve benim bu durumu daha iyi bir hale getirmek için yapabileceğim bir şey yok. Muhteşem güçlü yönleri var, mesela odasını düzenli ve temiz tutabiliyor, hayvanları çok seviyor, çok yaratıcı filmler çekebiliyor, ama dünyada değer verilen şeyler bunlar değiL.
Tıpkı diğer herkes gibi olmak, matematik testlerinde yüksek puanlar almak, basketboloyunlarını çalışmaya gerek olmadan anlamak, düşünmeden konuşabilmek istiyor. Kendi bakış açısına göre, biz hiç çaba göstermeden hayatlarımızı hemen sürdürebilirken, yalnızca onun mücadele etmesi gerekiyor. Bazı açılardan haklı da. Ona vaktinin geleceğini, çalıştıkça işlerin kolaylaşacağını söylüyorum. Hep aynı şeyi söylüyor, “Ne zaman?”
Bazen tüm gücümüzle severiz, ama yine de geride durup hayatta olacakların gerçekleşmesini beklememiz, çocuklarımız için durumu düzeltmeye yetecek gücümüzün olmadığını kabul etmemiz gerekir. Başka bir insanı acı çekecek kadar çok sevmek hayatın büyük lütuflarından biridir. Çocuklarımıza veri¬len hayatları kabullenmek zorlayıcı olabilir. Kendilerini eşsiz ve sevilen kişiler olarak görüp kabul etmelerine yardım etmek bizim görevimizdir.