Cinsel faaliyet, kendi alanında çok geniş bir konudur. Cinsellik, cinsel faaliyet, cinsel birleşme, cinsel işlev bozuklukları vs. Ayrı bir tıp konusunu oluşturur ve birbirine bağlı birçok girift, fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik etkilerle yaşam boyu kişiden kişiye değişik değerlerde ortaya çıkar. Cinsel güdü, ya da libido, bireyin yaşamının büyük bir bölümünde gelişmesini sürdürür. Her şeyden evvel bilinmelidir ki cinsel güç kişiden kişiye, zamana, ruh durumuna vs değişir. Yapılan araştırmalarda ise iktidarsızlık, cinsel isteksizlik v.s gibi cinsel işlev bozukluklarının çoğunda vücudun güçsüzlüğü ve psikolojik nedenler etkilidir.

Cinsellik de vücudun faaliyeti olduğuna göre, vücudun sağlıklı işleyişiyle de doğru orantılı olarak gelişir. Spor sayesinde, cinsel yönden de güç kazanılır.

Sportif çalışmaların cinsel faaliyetleri olumlu etkileme sebeplerini kısaca özetlersek:
· Sportif çalışmalar, bütün vücut organlarını ve faaliyetlerini olumlu yönde etkilediği gibi, her iki cinsin üremeye yönelik faaliyetlerini de olumlu yönde etkiler. Çünkü insan üremeye göre yaratılmıştır.
· Sportif aktivite, vücut geliştirme, fitness ve kitabımızdaki seviyede yapılacak çalışma ve egzersizler, hormon faaliyetlerini olumlu yönde etkilediği gibi, cinsel hormon faaliyetlerini de olumlu yönde etkiler, kadın ve erkekte cinsel hormon salgılarını arttırır.
· Yapılan araştırmalarda, düzenli olarak egzersiz yapanların %45’inin rahatça cinsel istek duyarak tahrik olabilme derecelerini arttığını, %35’inin cinsel doyuma ulaşmada daha rahat oldukları ve sık seks yapma ihtiyacı duydukları, büyük çoğunluğunun ise daha çabuk orgazma ulaştığını göstermiştir.
· Spor yapan kişi estetik, çekicilik ve vücut fonksiyonlarının düzeldiği hissi ile kendine güven duygusu kazanır. Kişi kendi vücudunu beğenmeye başladığı zaman, vücut kendini seks arzularına bırakarak birleşmeye hazır hale gelir.
· Haftada üç gün muntazam egzersiz yapan kadınlarda ve erkeklerde, egzersizlerden hemen sonra seks yapma isteklerinin arttığı gözlenmiştir.
· Kalp, damar, solunum sistemindeki olumlu gelişmeler bütün vücut fonksiyonlarını etkiler. Vücut daha duyarlı hale gelir.