yargıc



Zihninize karakol kurmuş bir düşmanla savaşmak zordur.Kafamın içinde yaşayan bir yargıç var,” dedi iki ergen oğlan annesi Cansu. “Yargıcım çiçekli ev elbisesiyle mor kanepesinin üzerinde oturuyor, limonata içerek bana parmak sallıyor. Atıştırmalık bir şey almak için buzdolabını açtığımda, bir tatile çıkıp çıkmamaya karar verirken, seksi bir iç çamaşırını giymeye cesaret etmeye uğraşırken onun sesini duyuyorum. Genellikle bu yargıç hiçbir zaman teşvik edici şeyler söylemiyor; bunun yerine daha iyi, daha güzel, daha sevimli ya da daha başarılı olabilmemin yollarını gösteriyor.İşin üzücü yanı onun sözlerini hep dinliyor ve söylediklerine inanıyorum. Kimi zaman yargıcımla pazarlık yapıyorum.Bir ufak kekin beni şişmanlatmayacağına ya da ufak bir ara verebileceğime ikna etmeye çalışıyorum. Bazen kabul ediyor ama cümlelerinde her zaman bir ama oluyor. “Evet, ara vermen gerek, ama tamamlamaya söz verdiğin proje ne olacak?” Küçük bir kek yemek istediğini anlıyorum, ama yeni aldığın elbisen üzerine olmayacak.Yargıcım hakkında çok düşündüm. Karar verdim ki kafamın içinde kira vermeden oturmasına izin veriyorsam, en azından bundan bir şeyler kazanmalıyım. Onu ben işe aldım, kendim yarattım, rahat bıraktım, o halde onu kovma ya da iş tanımını değiştirme gücüne de sahip olmalıyım!
Çoğumuzun kafasının içinde yaşayan ve hayatlarımıza yaşama tercihlerimize karışan sesler vardır. Bir an için yargıcınızı gözünüzün önünde canlandırın. Sese bir yüz ve vücut ekleyin.Yüzünüze doğru sallanan, size neyi yapıp neyi yapmayacağınızı söyleyen parmağı görün. Bu yargılayan ses kafanızda bir daha çınladığında hayal gücünüzü kullanarak yargıcı size kahkaha attıran bir karaktere dönüştürün;melek kanatları ya da devasa ayaklar ekleyin! Kafanızda yaşayan bu yaratığın sahibi sizsiniz, o zaman onu size ilham verecek bir şekilde çalıştırın! Hayatımda kendimi olumsuz biçimde yargılayacak kadar yer yok.