engel tanımayan anne



Engellerimi nadiren düşünürüm, bunlar beni hiçbir zaman üzmez. Belki zaman zaman hisleniyorumdur, ama belli belirsiz, çiçeklerin arasındaki esinti gibi.
Mısır gevreği reyonunun ortasında dikiliyordum, beş yaşındaki oğlum yere yatmış, anlaşılması zor İngilizcesiyle bir
alarmdan daha gürültülü biçimde, “Çok kötüsün!” diye bağırıyordu. Gergin, alçak bir sesle kulağına fısıldadım: ”Ayağa kalk. Ciddiyim … bağırmayı bırak.” Daha da fazla bağırdı.

Yaşlıca bir kadın arabasıylaetrafımızdan dolaşmaya çalışıyordu, ben de gülümseyerek özür dileyip çocuğu reyonun diğer tarafına doğru sürükledim. Kadın sanki sürekli oğlumu dövüyormuşum gibi başını çevirdi. Oğlum her gün böyle krizler geçiriyordu. Bir keresinde onun için üzerinde, “Ben otistiğim. Hayat benim için çok uyarıcı, bu yüzden arada çığlık atıyorum, bu annemin suçu değil,” yazan bir tişört bastırmayı bile düşündüm.
Annelik ummadık zorluklar olmadan bile yeterince güç bir iş. Yine de tüm annelerin paylaştığı bir sır var: Hayatımıza giren her türlü çocuğu kucaklar ve severiz.
Bir keresinde biri bana hepimizin yetersizlikleri olduğunu söylemişti, yalnızca bazılarınınki daha fazla dile getiriliyor ve büyürnek için daha fazla fırsat buluyor. Yetersizliği, kullanılan ilaçları ve olası tedavi yöntemlerini araştırarak kabul etmeye dair ilk adımı atıyoruz. Ardından hevesli ve güçlü bir biçimde yolculuğa girişiyoruz. Ama yol boyunca da sahip olmayı dilediğimiz çocuğumuz için kederleniyoruz ve bebeğimizin hayatında yapamayacağı, hissedemeyeceği şeyler için ağlıyoruz.
Elbette, bu çok özel çocuğun başarılarının ve öğrettiklerinin yanında yenilgi anları da yaşıyoruz; diğer çocuklar dalga geçiyor ve çocuğunuz, “Neden ben? Neden herkes gibi değilim?” diye haykırıyor.
Bu sorunun bir yanıtı yok. Kaç tane motive edici hikaye anlatırsanız anlatın, bu çocuğun hayatı mücadeleyle geçecek. An¬cak yetersizlikleri olan bir çocuğun annesi olarak hepimizin ölçülemez hediyeler aldığımızı söyleyebilirim: Hepimiz kayıtsız şartsız sevmenin ne demek olduğunu öğreniyor ve güçlü bir karakterin oluşturulabileceğini anlıyoruz.
Nasıl bir zorluk ortaya çıkarırsa çıkarsın, çocuğumu kucak/ayıp sevecek güce sahibim.