anne kız



Büyük bir aşkın olduğu yerde her zaman mucizeler vardır.On yedi yaşındaki çocuğumun bir yetişkin olarak ilk kararını verdiği gün çok heyecan vericiydi. Üniversite başvuru sürecini ona bırakmaya karar vermiştim; sorularını yanıtlamak, makalelerini okumak ve her ne şekilde olursa yardım etmek üzere orada olacaktım, ancak üniversite seçimi, başvuru ve kabulü onun işi olacaktı. Arkama yaslanıp izlemeyecektim.

Geçen on yedi yılda seçimlerimden şüphe ettiğim, çocuk yetiştirme yaklaşımımın işe yaradığından,kızıma hayatta kalması için doğru bilgileri öğrettiğimden emin olmadığım için endişelendiğim zamanlar oldu. Birbiri ardına travmatik deneyimler yaşadı; boşanma, o evden bu eve taşınma, değişen okullar, tacizci bir koç, yeni bir aileye karışmak. Benim annelik tarzım da kendi mücadelelerimle beraber değişiklik gösterdi, kimi zaman olağanüstüydüm, ama diğer zamanlarda depresif ve şaşkındım.Koçla tamamen kendi başına iletişim kurduktan sonra seçtiği bir üniversiteden teklif edilen spor bursunu kabul edişini gururla seyrederken, fark ettim ki önümde duran kızı benim doğruya da yanlışlarım oluşturmamıştı.Çünkü hem doğru hem de yanlış şeyler yaptım. Hayatta sabit olan tek şey ona duyduğum sevgi ve olmak istediği kızı şimdi de kadını belirleme hakkına olan inancımdı. Birçok kez kendi eylemlerinin sonuçlarıyla başa çıkışını izleyip ağladım. Atılıp onu kurtarmak için çok uğraştım; kimi zaman başardım, kimi zaman başaramadım.

Çocuklarımıza vereceğimiz en kıymetli hediye karşılıksız sevgidir. Geri kalan her şey bundan ileri gelir; desteğimiz, çocuklarımızın hayal ettikleri her şeyi yapabileceklerine inancımız. Bu yüzden ebeveynlik el kitaplarını unutun. Bunun yerine yönlendirme ve rehberlik için iç sesinize, sevgi dolu sesinize bakın.
Çocuklarımı, olmaya niyetlendikleri kişilere dönüşmelerini sağlayacak kadar çok seviyorum.