depresyon



Annelik, kadınları ayrıcalıklı kılan en önemli özelliklerden biridir. Adına binlerce roman, şiir ve kitap yazılan, şarkılar bestelenen yüce bir duygudur; annelik… “Cennet, anaların ayakları altındadır” gibi yığınlarca deyimi bir çırpıda sayabilirsiniz. Yüklenen bunca kutsal anlama rağmen zaman zaman “Canavar anne” başlıklı haberlere de rastlarız. Çok ağladığı için çocuğunu duvardan duvara çarparak döven anneler. Hatta çok seyrek olmakla birlikte çocuğunu boğup öldüren anneler bile vardır.

Elbette bu davranışların çeşitli nedenleri var. Annneyi çocuğuna karşı kötü davranmaya iten nedenlerden biri de depresyon. Aslında uzmanlara göre depresyonlu annenin çocuğuna şiddet uygulaması pek sık görülen bir tablo değil. Ama gebelikten önce depresyon geçirmiş annelerde çok dikkatli olmak gerekir.

Hamile kaldıktan sonra kadında bazı değişiklikler oluşmaya başlar. Adetten kesilir, sabahları midesi bulanır, tansiyonu düşer, hafif kansızlığa uğrayabilir. Zamanla göğüsleri büyür ve acımaya başlar, iştahı artar, üzerine halim-selim bir hal gelir. Yaklaşık olarak 266 günlük bir gebelik süresinden sonra rahimde ritmik ve kuvvetli kasılmalar başlar. Cenini çevreleyen zar yırtılır ve ceninin içinde yüzdüğü su dışarı akar. Devam eden şiddetli kasılmalarla çocuk döl yatağı yoluyla dışarı çıkar, yani dünyaya gelir. Bu aşamalar sırasında bazı annelerde depresyon oluşur. Prof. Dr. Kerem Doksat, gebelik ve özellikle gebelik sonrası depresyonların çok önemli olduğunu belirtiyor.