astım iğnesi



Serebral Palsi (SP) tek bir hastalık değildir. Beyinden kaynaklanan, fakat altında ilerleyici bir hastalık nedeni bulunmayan, hareketlerin kontrolünü olumsuz etkileyen, doğumdan itibaren ve erken süt çocukluğu çağında başlayan hastalıklar grubudur. Serebral palsi başlığı aslında bu hastaların aynı rehabilitasyon, eğitim ve tedavi yöntemlerine ihtiyaçları olduğunu göstermektedir.

Görülme Sıklığı Nedir?

Ülkemizde SP ve görülme sıklığı ile ilgili çok merkezli çalışmalar son yılarda artmakla birlikte henüz kesin bir rakam ortaya çıkmamıştır.Yapılan bir araştırmaya göre ülkemizde 60.000 üzerinde spastik SP hastası yaşamaktadır. Hamilelik döneminde yapılan takiplerdeki ve yenidoğanların bakımındaki ilerlemeler bu oranı azaltsa da çoğul gebeliklerin artışı, düşük doğum tartılı yenidoğanların ve erken prematürelerin mortalitesindeki azalma bu oranı hafif de olsa arttırmıştır.

Türleri Var mıdır? Belirtileri Nelerdir?

SP başlıca spastik, ekstrapiramidal ve mikst olmak üzere sınıflandırılabildiği gibi şiddetine göre de tanımlanabilir. Spastik SP’de aşırı irkilme, refleksler ve tonusta artış, simetrik ve asimetrik tonik boyun refleksleri ve koruyucu normal reflekslerin gelişmediği görülür. Spastik SP tutulum yerine göre isimlendirilir: SP vakalarının % 25 – % 40’ını oluşturan, vücudun tek bir tarafındaki kolun ve bacağın tutulduğu hemipleji; SP vakalarının % 20 – % 33’ünü oluşturan, sıklıkla prematüre doğumlarda görülen, işlevsel olarak normal kalabilen kollardan çok bacakların tutulduğu spastik dipleji; SP vakalarının % 5 – % 10’unu oluşturan, gebelik sırasında, doğumda veya hemen sonrasında yaşanan sorunlarla ortaya çıkabilen, tüm vücudu tutan spastik tetrapleji. Ekstrpiramidal SP ( % 9 – % 22 ) istemsiz hareket ( atetoz, distoni ), pozisyon bozuklukları, ataksi, ve tonus artışlarını içerir. Bu durum kalıtsal olabildiği gibi çocuğun oksijensiz kalmasına sebep olan bir kaza veya enfeksiyon sonrasında da olabilir. Mikst SP’de ise ( % 9 – % 22 ) hem spastik hem ekstrapiramidal belirtiler görülür.