çocuk büyütmek



Bizim eylemlerimizi belirlediğimiz kadar, eylemlerimiz de bizi belirler.

Beş yaş altı çocukları olan ailelere bir söyleşi yapma onuruna erişmiştim. Tartışmanın konusu olumlu değerleri teşvik etmek ve topluma bağlı çocuklar yetiştirebilmekti. Bir kadın şöyle bir soru sordu: “Çocuk büyütmenin gündelik işlerine kendimizi kaptırıp değer sahibi çocuklar yetiştirme hedefini geri plana atmaya izin vermek çok kolay. Çocuklarımızın verici yanını nasıl geliştirebiliriz?”
Beş yaşındaki çocuğunun kendine bu kadar çok odaklanmak yerine başkalarını da düşünmesini istiyordu, bu değerli yaşam becerisini öğretip desteklemek için somut yöntemler öğrenmeyi arzuluyordu. Hepimiz büyüyüp öğrendikçe okuluna, ailesine ve nihayetinde topluma olumlu katkılarda bulunan, toplumu düşünen çocuklar yetiştirmek isteriz.
Bunu yapmanın yolu hayatlarımızın kumaşına dokunmaktır. Çocuk büyütmenin gündelik işlerine bir bakalım: Öğle yemeklerini hazırlamak, bulaşık ve çamaşır yıkamak, evi temizlemek, çocuklarla oynamak, etkinlikler planlamak, arkadaşların evlerine gitmek, yıkanmak, kucaklaşmak ve dinlemek ki bunlar sadece birkaç tanesi. Neye değer verdiğimiz konusunda istedi¬ğimizi söyleyebiliriz. Bununla beraber çocuklarımız yaptıklarımızı taklit edecektir. Değer verdiğiniz şeyleri kendi eylemlerinizle öğretirsiniz.
Elbette çocuğunuz ya da ailenizin başkalarıyla ilgili farkındalıklarını artırmak için yapabileceğiniz şeyler vardır, örneğin bir aşevine bağışta bulunmak, marketteki yaşlı kadma yardım etmek ya da hasta bir komşuya yemek götürmek gibi. Ama verdiğiniz gündelik özenin önemini de hafife almayın. Sizin için önemli olan şeyler çocuklarınız için de önemli bir hal alır. Çocuklarımızın verici yanını nasıl geliştirebiliriz? Kendimiz verici kişiler olarak ve onlara öğretmeyi umduğumuz davranışları örnek almayı öğrenirlerken gösterdikleri her türlü küçük çabayı överek.
Çocuklarıma değer verdiğim şeyleri tüm eylemlerimle öğretirim