annelik

çalışan kadın zorlukları , çalışan kadının zorlukları, çalışan kadınların zorlukları, çalışan kadın olmanın zorlukları


Anne olmak 7 gün, 24 saat ve hayat boyu süren, dünyanın hem en keyifli, hem de en zor işidir. Anne olmak bir kadına değiştiremeyeceği, vazgeçemeyeceği, tamamen yepyeni bir kimlik kazandırır. Bu kimlik, adeta kişinin isminin yanına eklenen yeni bir isim haline dönüşür. Anne olduktan sonra hayatın içindeki pek çok şey farklı bir anlam kazanır. Anne olmak adeta yeni bir duyu organına sahip olmak gibidir; durumlar farklı değerlendirilmeye, hissedilmeye, görülmeye, duyulmaya başlanır. Kadın için önce karnında sonra da kucağında yer bulan çocuğunun sağlığıyla ilgili düşünceler her şeyin önüne geçer; bebeğini ilgilendiren konuların dışında kalan neredeyse her şey arka plana itilir. Hamile kalındığı andan itibaren artan endişeler ve ani duygusal iniş-çıkışlar yeni annenin hayatında “olağan” ve “normal” hale gelir. Kadının annesiyle ve ailesiyle, eşiyle, arkadaşlarıyla, kariyeriyle ilişkisi değişir. Annesiyle ilişkisi sadece anne ve kız ilişkisi olmaktan çıkar ve anne ile başka bir annenin ilişkisine dönüşür. Bazen annesiyle geçmişte yaşamış olduğu rekabet canlanır. Bazen ise annesinden geçmişte alamadığı duygusal ilgiyi çocuğu sayesinde almaya uğraşır. Hamilelikten itibaren “diğer anne kadınlar”, kadının sosyal çevresinin en önemli üyeleri, en fazla görüştüğü ve konuştuğu insanlar haline gelir. En azından belli bir süre erkeklere yönelik ilgi azalır. Eşinin nasıl bir baba olduğunu, nasıl bir koca olduğundan daha fazla düşünmeye başlar. “Karı-koca” olmanın yanına eklenecek, “anne-baba” kimliklerine uyum sağlamak ve farklı bir ortaklık daha yaratılabilmek gerekir. Doğumla birlikte değişen fiziksel görünüme dair kaygılar, uykusuzluk ve yorgunluk, bebeğe yönelik artan endişe ve düşünceler eşine ve cinselliğe ilgisinin azalmasını da beraberinde getirebilir. Ne kadar önemseyerek elde etmiş olursa olsun, iş hayatı ve kariyer başarısı belli bir süre boyunca önemini yitirir. Kadının hayatında anne olmak, hayatı boyunca en fazla önem atfettiği, en değerli kimliği haline gelecektir. Buna rağmen özellikle bir iki yılın sonunda eşine, kadınlık ihtiyaçlarına ve cinselliğine, kariyerine yönelik ihtiyaçlarını ihmal etmeden geri kazanmayı başarması hem kendisi, hem de çocuğu için gereklidir. “Anne kimliğini”, anne olmadan önce edindiği kimliklerin yanına eklemesi, geçmiş kimliklerinden de vazgeçmemeyi başarmanın yollarını bulması önemlidir. Aksi takdirde, annelik gibi yoğun bir uğraş içinde benliliğinin çok önemli parçalarını kaybetmesi de mümkündür.