ayağa kalkmaya çalışan bebek



Yağlar, her sağlıklı kişide belli bir oranda olması gereken temel öğedir. Yağlar organizmanın iki önemli dokusu olan karaciğer ve yağ dokusunda depolanır. Yağ dokusuna bu yüzden yağ depoları adı da verilir. Doğumdan hemen sonra insan bedeninin yüzde 12’si yağdır. İlk 6 ayda bu oran yüzde 30’a yükselir. Yürüme döneminde ise yüzde 18 civarında kalır. Ergenlik çağında, özellikle kızlarda kalça, göğüs bölgelerinde yağlanma artar. Büyüme tamamlandıktan sonra ise kadın ve erkek arasında yağlanma açısından yüzde 5 ile yüzde 12 arasında fark vardır. Yetişkinlik döneminde hem kızlarda, hem de erkeklerde bir miktar yağlanma devam ederken olgunlaşma döneminde kas kitlesinde azalma ve yağlanma her yıl 0.2-0.8 kg artış gösterir. Ağırlık aynı kalır fakat beden yoğunluğu azalır, hacim genişler. Beden yağının biyolojik eşiği vardır. Bu eşiğin altına inildiğinde yaşamsal faaliyetler tehlikeye girebilir.

Özellikle bayanlarda beden yağının aşırı azalması adet kanamasının durmasına neden olabilir. Vücudumuzdaki yağ hücreleri depo yağlar ve esansiyel yağlar olmak üzere ikiye ayrılır. Depo yağlar bedenimizi saran derinin altındaki yağ tabakasıdır. Bedenin ısısını korumakla görevlidir. İnsan bedeni iki ayrı tiptedir. Gynoid (Armut tip) tipte genellikle yağlar bedenin alt kısmında depolanmıştır. Bele göre kalça ve uyluk genişliği bu kişilerde oldukça fazladır. Dolaşım bozuklukları ve damar hastalıkları bu tiplerde daha sık görülür. Android (elma tipi) tipte ise yağlanma bel ve karın bölgesinde daha yoğundur. Böyle tiplerin de kalp hastalıklarına yatkınlığı daha fazladır.