gülen anne kız



Oğlum daha bebekken bir gün eve geldiğimde onu giysilerine, vücuduna ve bezine ıslak çimento parçaları yapışmış halde buldum. Babasının ufak bir yürüyüş yolu yapmak için çimento karıştırdığı el arabasının içine girmişti. Bu gülünç anı kameraya almak yerine, hemen atılıp üstünü başını temizledim, tabii ki babasına ona iyi göz kulak olmadığı için söylendikten sonra.

Geriye dönüp baktığımda, çocuklarım büyürken Cem Yılmaz’ın Gösterilerini sıkıcı kılacak kadar birçok vaka yaşadığımızı hatırlıyorum. Ama kahkaha atıp duruma bir bakmak yerine, sorumluluk sahibi yetişkin rolünü üstlenmeyi tercih ettim.
Sonuçta kahkaha atmak çocuklarıma yanlış bir fikir verebilirdi. Olumsuz bir davranışı teşvik edebilirdi ki eveynlikle ilgili tüm kitaplar böyle söyler. Kırık kolu en iyi ipek eşarbımla sarılan oyuncak bebek ya da evde bulduğum, oğlanların servi ağacının yüksek dallarından tramboline atlayışını gösteren video kaset şimdi düşününce kahkaha atmamı sağlıyor.
Tüm bu komik sahneleri hatırladığımda, ortaya geçip her şeyi toparlayan, çocuklara bir sonraki seferde nasıl daha iyi davranmaları gerektiğini öğretenin ben olduğunu görüyorum. Yine de en iyi hatırladığım sahneler bunlar. Çocuklar yıllar sonra yemek masasında bunlardan bahsedip deli gibi kahkaha atıyorlar. Ben de o anda gülüp temizliği sonraya bırakmayı isterdim .
Çocuklarım sıradışı seçimler yapmaya devam ettiğinden, hala önce gülüp sonra temizlemek için vaktim var! Şu andan itibaren nasıl bir davranışa teşvik ettiğimi düşünmeden, istediğim kadar güleceğim. Sonra, vakti gelince iyi bir anne gibi karşılarına oturup cezalarını açıklayacağım.
Sorumlu yetişkin tarafimı bir tarafa bırakıp o anda gülmeyi öğrenebilirim.