bahçe ilerinde rahatlayan anne



Bu sene doğum günümde alışılmadık bir şey yaptım. Evde oturup birilerinin bana özel bir etkinlik planlamasını beklemek yerine, tüm gün sürecek bir bahçe işleri atölyesine kaydoldum. Birilerinin benden kahvaltı hazırlamamı istemesini beklemeden çıktım ve akşam yemeği hazır olduğunda eve döndüm!
İlk başta vicdan azabı çektim, tüm gün onlardan uzak kalmayı tercih edersem çocuklarımm kırılabileceğini düşündüm. Ama yaşım ilerledikçe ne istediğimi belirlemek için iç sesimi dinlemeyi öğreniyorum ve ardmdan da bunları gerçekleştirecek cesareti bulmayı. Eskiden oturur, kocamm ve çocuklarımın zihnimin içine girip bu özel günümü nasıl kutlamak istediğimi anlamalarını beklerdim. İhtiyaç ve isteklerimi ilk sıraya koyabileceklerini göstermelerini isterdim, tıpkı benim onlar için yaptığım gibi. Günün sonunda beklentilerimi karşılamazlarsa da beni sevmediklerini düşünürdüm.
Bu yüzden bu sene ne istediğimi sorduklarında, uzun uzun düşündüm ve onlardan belli bir ricada bulundum. Bahçemin otlardan temizlenmesini istiyordum. Sırıttılar, kaş çattılar. Alışveriş merkezine gidip hızla ve kolayca bir şey satın almak yerine, bana zamanlarmdan vermelerini istiyordum. Elbette çocuklar bir bahane bulup istediğim şeyi vermek zorunda kalmayacakları etkinlikler planldılar; gerçi çimler biçildi, otlar da biraz temizlendi. Ama bu sene umurumda değildi. Sevdiğim bir şey hakkında bilgi edinerek geçirdiğim günün ardından mutlu hissediyordum.
O gün aldığım dersi hatırlayacağım. Hayatta bizi kızdıran, hayal kırıklığına uğratan, kıran ya da üzen küçük şeyler kendimizi besleyecek ve önemseyecek vakti ayırdığımızda o kadar büyük ya da önemli görünmüyor.