Kız çocuklarında en önemli ergenlik belirtileri arasında göğüslerin gelişmesi, vücudun belli bölgelerinde tüylenme ve adet görme yer alır. Kişiye göre değişse genelde bu belirtiler 11 – 13 yaş arasında ortaya çıkar. Bazı kızlarda daha erken, bazılarında ise daha geç de meydana gelebilir. Ancak bir kız çocuğu 14 yaşına geldiği halde ergenlik belirtilerini göstermiyor ise bir uzmana görünmekte fayda var. Kadın Sağlığı Ünitesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve www.tupbebek.com sitesi Medikal Direktörü Dr. Senai Aksoy adet görememe (Amenore) ile ilgili bilgi veriyor.

Amenore (adet görememe) nedir?
Adet görmeme sorunu toplumuzda pek çok kadının ortak sorunu. Söz konusu rahatsızlık hormonal olabileceği gibi, strese bağlı da ortaya çıkabilir. Kesin bir teşhisin konabilmesi için mutlaka bir uzmana başvurup gerekli testlerin yaptırılması gerekir. Kısaca amenore sorununu açıklamak gerekirse, adet görememek iki ayrılır.
Primer ve sekonder amenore
Bir kız çocuğu 14 yaşına geldiği halde göğüs ve tüylenme belirtiler henüz başlamamışsa ve adet görmemişse primer amenoreden söz edilir. Ancak göğüs gelişimi ve tüylenme başlamışsa primer amenore teşhisi koymak yaş sınırı 16’dır. Sekonder amenore ise daha önce adet görmüş bir kadının 3 ay süreyle adetlerinin kesilmesidir.

Hipotalamus (beyinde talamusun altında bulunan ve üçüncü ventrikülün tabanını oluşturan önbeyin bölgesidir), hipofiz, over (yumurtalık) ve uterus (rahim) düzenli adet gören bir kadında tamamen normal çalışır. Beyinde bulunan hipotalamus ve hipofiz FSH ve LH hormonları aracılıyla yumurtalıkları uyarır. Bu sayede uyarılan yumurtalıklar östrojen ve progesteron hormonu salgılar. Östrojen ve progesteron hormonu da rahim iç tabakasını yani endometriyumu uyararak adet kanamalarının oluşmasını sağlar. Normal ve her ay düzenli bir adet kanamasının oluşması için bu organlar arasındaki ardışık mekanizma gereklidir. Mekanizma herhangi bir aşamada bozulduğunda adet görememe ya da adet düzensizliği oluşur. Ayrıca bu mekanizmaların dışında adet kanamasının olabilmesi için kanın akış yolunda (rahim ağzında, vajinada, kızlık zarında) herhangi bir nedenle tıkanıklık olmaması gerekir.